10 dakikalık muayene süresi 20 olursa ne olur?

Hasta muayene süreleri konusunda kesin bir sınır yok ancak ortalama 15-20 dakika arasında olması genel anlamda ideal olarak görünüyor. OECD ülkeleri arasında hekim sayısı en az ülkeyiz ancak sağlık merkezine başvuru oranlarında ilk sıralardayız. Bu nedenle doktor, hasta muayenesine yeterince vakit ayıramıyor. Peki, hali hazırda hastanelerde 10 dakika olan hasta muayene süresinin en az 20 dakika olması bize ne kazandırır?

02.01.2019 tarihinde haberturk.com'da yayınlanan yazımız.
10-dakikalik-muayene-suresi-20-olursa-ne-olur-1200x675.jpg

Biz hekimler aldığımız eğitim gereği hastamızın şikâyetlerini ayrıntılı dinleyerek ve yaptığımız muayeneyle hastalığı hakkında en çok veriyi elde ederiz. Bir hastalığa teşhis koymanın genel anlamda yüzde 90’ını hastanın hikayesi ve fizik muayene bulguları bize gösterir. Geri kalan yüzde 10’luk kısmını ise gerekli görürsek isteyeceğimiz laboratuvar tetkikleri oluşturur.

Hasta muayene süreleri konusunda kesin bir sınır yok ancak ortalama 15-20 dakika arasında olması genel anlamda ideal olarak görünüyor. Elbette her branşın kendine özgü durumu nedeniyle bu süreler değişebilir. Örneğin psikiyatride daha uzun hasta muayene süresi belki gerekebilir. Ancak şu anda hekimlerimiz hasta muayenesine yeterince vakit ayıramıyor. Bu vakit ayıramamanın iki önemli nedeni var.

“Hekim sayısı en az ülkeyiz, sağlık merkezine başvuru oranlarında ilk sıradayız”

– Birincisi Türkiye’de neredeyse her vatandaşımız ortalama bir yılda 8-9 kez bir sağlık kuruluşuna başvuruyor; yani hasta yoğunluğu hastaların muayenesine yeterince vakit ayırmamıza izin vermiyor.

– İkinci nedeni ise hekim yetersizliği. OECD ülkeleri arasında hekim sayısı en az ülkeyiz. Ancak sağlık merkezine başvuru oranlarında ilk sıralardayız.

Tabii ki ülkemizde hekim sayısını artırmak ve sağlık merkezine başvuru sayısını azaltmamız gerekiyor. Böylece hasta muayenesine daha uzun vakit ayırabiliriz.

Peki, hali hazırda hastanelerde 10 dakika olan hasta muayene süresinin en az 20 dakika olması bize ne kazandırır?

  1. Hasta memnuniyetini çok artırır. Hastalarımızdan en çok ‘Sırtımı bile dinlemedi’, ‘Yüzüme bile bakmadan ilaç yazdı’ şikâyetlerini duyarız. Gerçekten de hasta ve hekim ilişkisinin en sağlıklısı hastaların şikâyetlerini iyi dinlemektir. Belki de hastanın hiç önemsemediği bir bilginin bile alınması, bizim teşhisimizde çok yeni ufuklar açabilir. Biz hekimlerin en çok arzuladığı şeylerin başında Ayşe teyzenin, Mehmet amcanın bir hayır duasıdır. İşte bu yüzden muayene süresinin uzaması hasta memnuniyetini ve hekim hasta ilişkisini artırır.
  2. Tedavinin daha etkin olmasını sağlar. Tıp her geçen gün ilerliyor ve her gün yeni bilgiler ve tedavi yöntemleri ortaya çıkıyor. Hastalara bu tedavi yöntemlerinden en uygununu seçebilmek için hekimlerin daha geniş muayene sürelerine ihtiyacı var. Hastayı ayrıntılı dinlemek tanımızı daha netleştireceği gibi tedavi seçenekleri konusunda da daha ayrıntılı düşünerek karar vermemizi sağlayacak.

    Diğer yandan 10 dakikalık bir muayene sırasında tanı koyma, hastalığı atlamama karmaşası içinde tedavi yapamaz hale geldik. Hekim zaman kısıtlılığı içinde hastayı iyi dinleyemediğinden tanıyı atlamamak için mecburen bir sürü tetkik istemek zorunda kalıyor ve bu tetkiklerin çoğu da gereksiz olabiliyor. Tetkikler normal olunca da rahat bir nefes alıp ‘Sizin bir şeyiniz yok tüm tahlilleriniz normal’ diyor. Oysa hastanın şikâyeti devam ediyor. Hastalar tedavi olmaya geliyor tanı almaya değil!

    Peki, bunu nasıl sağlayacağız? Sağlık politikalarında bize verilen muayene zamanını artırarak… Diğer taraftan yapılan araştırmalar, ilaç kullanımın neredeyse yarıdan fazlasının yanlış olduğunu gösteriyor. Hastalara ilaç kullanımıyla ilgili bilgi vermenin bile tedavinin etkinliğine önemli yarar sağladığını biliyoruz. Tanı koyma karmaşasında tedaviye vakit kalmıyor bile! Böyle olunca da çare bulamayan hasta alternatif yollara, bilim dışı uygulamalara başvurmak zorunda kalıyor çünkü çare arıyor.

  3. Hekimlerin mesleki tatminini artırır. Son zamanlarda tıbbi teknolojinin baş döndürücü bir hızla gelişmesi, hekimlerin gelecekte neredeyse ‘teknisyen’ olacağı gibi öngörüler, hekimlerin mesleki tatminsizliğini artırıyor. Dünyada önemli sayılan ameliyatları robotlar yapmaya başladı bile. Fakat hekimlik vicdanla yapılacak bir meslek. Bizim için hastanın gözlerine bakarak gülümsemek, sırtını sıvazlamak bile tedavide önemlidir ve bu duygular bizim mesleki tatminimizi sağlar. Hekimler için bir hastaya uzun süre zaman ayırmak, mesleki becerilerimizin daha çok kullanımını sağlayacak ve mesleki tatminimizi artıracaktır.
  4. Muayene sürelerinin uzaması tüm dünyanın önüne geçemediği sağlık harcamalarını azaltır. Nasıl mı? Hastaya vakit ayırıp doğru teşhisi koyarak ve tedavisini iyi düzenleyerek, daha fazla laboratuvar tetkikine gerek bırakmayarak, gereksiz ilaç kullanımını azaltarak, hastanın başka bir doktora yeniden başvurmasını önleyerek sağlık harcamalarını önemli miktarda azaltabiliriz.
  5. Sağlıkta şiddeti muayene sürelerini uzatarak azaltabiliriz. Elbette sağlıkta şiddetin birçok sayacağımız başka nedeni olabilir. Ancak gerekli süredeki hasta hekim ilişkisinin sağlanması, hastanın hekimi hekimin de hastasını anlaması ilişkinin sağlıklı olması için gerekir. Hekimlerin ilgisizliği ile ilgili suçlama, sağlıkta şiddetin önde gelen nedeni. Hekimin hastasına daha fazla zaman ayırabilmesiyle bu sorun aşılabilir.
  6. Tetkik sayısının azaltılması da ancak muayene sürelerinin uzatılmasıyla sağlanabilir. Hekimler çok kısa vakitte teşhis koyma telaşından çok fazla tetkik istiyor. Yine OECD ülkeleri arasında en çok tetkik yapılan ülkeyiz. Bunun en büyük nedeni yetersiz muayene süreleridir. Baş ağrısı ile ilgili gelen bir hastaya belki de sadece anamnez (hasta öyküsü) ve fizik muayene ile teşhis koyacakken, gözümüzden bir şey kaçmasın diyerek birçok hekimin tomografi istemesinin de nedeni budur.

“Muayene süresini 10 dakika daha artırarak bu sorunları çözebiliriz”

Yukarıda saydığım sorunların aslında çoğu birbiriyle bağlantılı olup, bu sorunların her birini muayene süresini sadece 10 dakika daha artırarak çözebiliriz.

Sağlık Bakanlığının özellikle son 10 yılda hekim sayısını artırmak amacıyla tıp fakültesi kontenjanlarını artırmak için çaba sarf ettiğini biliyoruz. Diğer taraftan sistemi tıkayan asıl nokta ise hastaların başta acil servisler olmak üzere tüm sağlık merkezlerine gereksiz başvurusunu azaltmak için Sağlık Bakanlığının önemli projeler yürütmesi gerekir.

Bizler hekimler olarak;
– Hastalarımızı anlamak,
– Doğru teşhis koymak,
– Tedaviyi etkin bir şekilde planlamak,
– Hastalarımızla yeniden iyi bir ilişki kurmak için muayene sürelerinin uzamasını istiyoruz.

Şunu unutmamak gerekir ki, tıp sadece bir bilim değil aynı zamanda bir sanattır. Bilimin ve sanatın bir arada kullanılmasıyla hem hekimler, hem hastalarımız, hem de ülkenin ekonomisi kazanacaktır.





Bize Ulaşın

İLETİŞİM

İlgi alanımızdaki nörolojik konularla ilgili bir rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki iletişim yöntemlerinden birini kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.


İLETİŞİM

0212 414 30 00

Dahili: 22334




Takipte olun

SOSYAL MEDYA

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz.