Artık balık yağı tüketmek için daha fazla nedenimiz var

artik-balik-yagi-tuketmek-icin-daha-fazla-nedenimiz-var-1200x675.jpg

Klinik çalışmalar, balık yağından elde edilen Omega-3 yağ asitlerinin kalp ve damar hastalıkları üzerinde sayısız faydası olduğunu kanıtlamaya devam ediyor. Son zamanlarda elde edilen veriler ise, Omega-3 tüketiminin kalp ve damar hastalıklarının çok daha ötesinde sağlığımıza hemen her yönüyle katkı sağladığını göstermekte.

2017’de “Journal of Clinical Lipidology” dergisinde, balık yağı alımının insan ölüm oranları üzerindeki etkilerini inceleyen bir çalışma yayınlandı.

Balık yağı ölüm oranlarını azaltıyor

Bu çalışmaya göre Omega-3 balık yağını tüketmeyenlerle tüketenler arasında tüm sebeplerden ölme riski, yüzde 14’lük bir fark gösteriyordu. Araştırmacılar, Omega-3 tüketiminin uzun vadeli etkilerini incelemek için balık ve balık yağı tüketimiyle ilgili bir milyondan fazla kişiyi değerlendirdi. Bu çalışmanın sonunda balık yağındaki EPA ve DHA gibi Omega-3 yağ asitlerinin düzenli olarak tüketilmesi kalp ritim bozuklukları, damar hastalıkları, yağ metabolizması bozuklukları, obezite, beyin hafıza sorunları ve iltihaplanmaya bağlı hastalıkları azaltarak, ölüm riskinde önemli oranda bir düşüş sağladığı görüldü.

Balık yağının faydaları

Balık yağı, iltihaplanma karşıtı ve kalp koruyucu Omega-3’ler yönünden çok zengindir. Kronik iltihaplanma yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan hastalıklarda anahtar bir rol oynar. Omega-3 vücuttaki iltihaplanmayı azaltarak genel sağlığa katkıda bulunur. Bu yüzden Omega-3’ün yaşlanmayla gelen hastalıklarda özellikle de metabolik hastalıklarda olumlu etkileri vardır. Yeni kanıtlar, Omega-3 tüketiminin obezite, diyabet, metabolik sendrom ve yağlı karaciğer gibi hastalıklarda olumlu etkilerinin olduğunu göstermektedir.

Bel çevresinde yağlanma, yüksek kan basıncı, kan şekeri ve kan lipid profili ile seyreden metabolik sendrom, kalp hastalıkları, inme ve diyabet riskini önemli düzeyde arttırır. Omega-3 takviyeleri metabolik sendrom üzerine olumlu etki gösterir, özellikle obezite ve bel çevresinde yağlanmayı ve yüksek kan basıncını azaltmaktadır.

Omega-3 karaciğere kan akışını arttırır, karaciğerdeki yağ depolanmasını azaltır, kandaki karaciğer enzim seviyelerini düşürür ve insüline olan hassasiyeti arttırır.

DHA ve EPA gibi Omega-3 yağ asitleri depresyonda, Alzheimer hastalığı ve bazı demans türlerinde de olumlu katkılar sağlar. Beyindeki Omega-3 yağ asitleri miktarı, yaş ilerledikçe azalır. Bu durum, yeni bağlantılar kurma ve yeni anılar oluşturma kabiliyetinin yani beynin esnekliğinin hızla kaybolmasına yol açar, ayrıca glikozu yakıt olarak kullanma kabiliyetinin azalmasına bağlı olarak enerji açığı ortaya çıkmasına neden olur. Bu enerji açığı, zihinsel olarak yavaşlama ve nörolojik sorunlarla sonuçlanır. İyi haber şu ki, Omega-3’ler beynin yapısını ve işlevini de önemli oranda iyileştirebilir.

Balık yağı ile ilgili yeni gelişmeler

Balık yağının, iltihaplanma ile mücadele etme ve çeşitli dokularda olumlu gen ifadelerine neden olma özelliği, hemen hemen tüm tıp alanlarındaki araştırmacıların ilgisini çekmektedir.

– Tümör, kötü huylu bir hücre geliştikten sonra, bazı iltihabi değişimlere yol açar. Omega-3 tüketimi tümöre bağlı iltihaplanmayı azaltarak özellikle kalın bağırsak, meme, pankreas ve kan sistemi tümörlerinde olumlu etkiler sağlar.

– Otoimmün hastalıkta, iltihaplanma kontrolden çıkar ve bağışıklık sistemi kişinin kendi dokularına saldırmaya başlar ve çoğunlukla yüksek doz bağışıklık baskılayıcı ilaçları kullanmayı gerektirir. Bu hastalarda Omega-3 tüketimi olumlu etkiler sağlayabilir.

– Kronik böbrek hastalığı, yüksek seviyedeki iltihaplanma ile yakından ilişkilidir. Omega-3 yağ asitleri kronik böbrek hastalığının özellikle rahatsızlık veren kaşıntı belirtilerine karşı etkilidir.

– Kandaki Omega-3 ve DHA seviyeleri, bağırsağımızdaki mikroplarla yakından ilişkilidir. Bağırsak bakteri çeşitliliği ne kadar çok olursa, hastalıklara karşı o kadar büyük direnç oluşur. Omega-3 yağ asitleri, bu çeşitliliğin korunmasına yardımcı olur.

Hangi Omega-3 takviyesini almalıyım?

Bir balık yağı takviyesi almadan önce dikkat edilmesi gereken iki şey vardır: Yoğunluk ve tazelik

Mevcut balık yağı ürünlerine dikkatlice bakarsanız, çoğunun toplam balık yağı içeriğinde tavsiye edilen dozun 3600 mg olduğunu ama sadece bunun 1080 mg’ının toplam Omega-3 yağı olduğunu görürsünüz. Ayrıca bu ürünlerde tam olarak ne kadar DHA ve EPA içeriği olduğu detayı da yer almaz. Bu şu anlama gelir. İstenilen miktarda yağ asidi almak için bu kadar fazla balık yağı tükettiğinizde ürünlerin içeriğinden kaynaklanan geğirme, alerji ve diğer hoş olmayan yan etkilerle karşılaşırsınız. Ayrıca birçok balık yağı dağıtıcısı coğrafik yerini, işleme sürecini ya da işlemde maruz kalınan çevresel koşulları tüketiciyle paylaşmamaktadır. Birçok işletme tesisi taze balık kaynağı limanlardan uzakta kurulur.

Balık yağı içeriklerine baktığınızda tek bir kapsülde yüksek doz EPA ve DHA içeren formlar daha yoğun ve daha etkili olanlardır. Üretilen balık yağı bileşiminin yemeklerle birlikte iki kere tüketilen günlük dozu bin 500 mg EPA ve bin mg DHA sağlayan toplam üç bin 580 mg balık yağı kazandırması ideal olandır.

– Eczanelerde indirimlerde satılan Omega-3 takviyelerini bir kenara bırakın, yüksek kalitede daha az balık yağı almanız ucuz diye daha fazla oksitli balık yağı almanızdan mantıklıdır.

– Omega-3’ler kalp, beyin ve genel vücut sağlığını sürdürmek için temel bir zorunluluktur. Bu yüzden masanıza koyduğunuz balığı nasıl seçicilikle satın aldıysanız, balık yağı takviyesi satın alırken de aynı seçiciliği gösterin.

– İçinde yüksek Omega-3 içeren krill yağını deneyin, fosforile olduğu için beyniniz onu daha iyi kullanacaktır.

– Balık yağı alırken marka kalitesini üretim şeklini ve kalite kontrol sistemini araştırın. Kontrol listenizde tazelik seviyesi, yoğunluk seviyesi, üretim aşamaları, balık yağının kaynağı, ağır metal içeriği ve EPA ile DHA içeriği olmalı.

– Balık yağınızı soğuk karanlık bir odada saklayın. Sıcak, ışık ve hava kaliteli bir ürünü bile bozar. En ideali buzdolabında saklamaktır.

– Hali hazırda evinizde bulunan Omega-3 takviyelerinizi test edin. Balık yağınız oksitli mi anlamak için jel kapsülü makasla kesin içindeki yağı tabağa boşaltın ve koklayın, çürümüş kokuyorsa oksitlidir, kullanmayın.





Bize Ulaşın

İLETİŞİM

İlgi alanımızdaki nörolojik konularla ilgili bir rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki iletişim yöntemlerinden birini kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.


İLETİŞİM

0212 414 30 00
Dahili: 22334




Takipte olun

SOSYAL MEDYA

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz.