Yazılarım

Hekim-hasta iletişimini nasıl sağlarız?

Hekim-hasta iletişimini nasıl sağlarız?

Hasta ile hekimi arasındaki güvene dayalı iletişimin önemi kuşkusuz çok fazla. Doktoruna aklına takılan her soruyu soran ve tatmin edici cevaplar alan hastalar tedaviye daha iyi uyum sağlıyor ve tedavide başarı şansı yükseliyor. 2015 yılında yapılan bir araştırma da bize bunun doğruluğunu kanıtlıyor. Çalışmaya göre başarılı bir doktor-hasta ilişkisinin memnuniyeti arttırdığı, bilgi alışverişini güçlendirdiği ve tedaviye uyumu artırdığı görülüyor. Kısacası, iyi bir iletişim kuracağınız hekiminiz sağlık sonuçlarınızı sizi şaşırtacak şekilde değiştirebilir.

Tansiyon, diyabet gibi kronik hastalıklar tedavisi uzun süren ve düzeli kontrol gerektiren hastalıklardır. Bu nedenle tedavinin iyi anlaşılması, hayat tarzında yapılacak değişimlerin bilinmesi önemli. Aynı şekilde doktorun da hastasının hayat tarzını bilmesi onun yaptığı yanlışları anlayıp düzeltmesinde yardımcı olacak.

İYİ İLETİŞİM, SAĞLIK SEKTÖRÜ HATTA SAĞLIK EKONOMİSİ İÇİN ÖNEMLİ

Bazı kronik hastalıkların tanısını koymak bazen zaman alabiliyor. Birçok hastalıkta hastalar doğru teşhisi alıp, etkili bir tedaviye ulaşana kadar 4-5 doktora gitmiş olabiliyor. Bunun en önemli nedeni belki de hastaların ve doktorların zaman açısından çok kısıtlı süreye sahip olmaları. Ne yazık ki kalabalık nüfuslu yerlerde hasta başına düşen doktor sayısının yeterli olmaması, diğer bölge illerden de tedavi için büyük şehirlere gelinmesi gibi etkenler bu süreyi daha da azaltıyor. Ancak etkin iletişim aslında uzun vadede sağlık sektörü üstündeki ekonomik ve fiziksel yükü de azaltıyor.

HASTALAR EN ÇOK HANGİ DURUMLARDA SIKINTI YAŞIYOR?

Hastaların iyi iletişim kurmakta ve tedaviyi anlamakta sıkıntı yaşadığı bazı noktalar var.

– Eğer yaşamı tehdit edebilecek zor bir hastalık teşhisi aldıysa hastalar ilk etapta yaşadığı üzüntüyle birlikte şaşkınlık içine giriyor ve doktorun söylediği birçok şeyi anlamıyor hatta belki duymuyor. Bu nedenle hastanın sakinleşmesini beklemek ve onu rahatlatmak önemli.
– Hasta yaşlıysa, işitme ve görmede bazı engelleri varsa tedaviyi ya da teşhisi özenle anlatmak önemli.
– Travmatik beyin hasarı, Huntington hastalığı, demans, Alzheimer gibi bazı nörolojik hastalıklarda hastalar iletişim kurmakta zorlanabilir ya da unutabilir. Bu nedenle mümkünse yazılı olarak bazı materyaller hazırlayıp vermek gerekiyor.
– Hastalar, hastalıkları ile ilgili tıbbi bilgiye ve terimlere hakim değilse, hastalıkla ilgili hiçbir fikri yoksa sorması ve dikkat etmesi gereken noktaları da bilmiyor.

DOKTORUMUZLA NASIL İLETİŞİM KURMALIYIZ?

Sadece muayene esnasında değil öncesinde de doktora sorulacak soruları hazırlamak, bazı noktalara dikkat etmek önemli. Peki, hasta olarak doktordan doğru bilgiyi en iyi şekilde almak için neler yapmalısınız?

1- NEYE İHTİYACINIZ OLDUĞUNU ANLAYIN?

Öncelikle gideceğiniz doktoru seçerken neye ihtiyacınız olduğunu bilin. Mesela kronik bir hastalığınız varsa sizin için en doğru doktor evinize yakın, kolay ulaşabileceğiniz ve sizi tanıyacak bir hekimdir. Zamanla aile geçmişinizi, sizi hatta diğer aile bireylerini tanıması, yaşam koşullarınızı öğrenmesi size daha doğru tedavi sağlar. Ya da bir psikiyatriste gideceğinizi varsayalım. Belki karşı cinsten birine kendinizi daha rahat anlatabileceğinizi düşünüyorsunuzdur. Bunun gibi özellikleri gitmeden önce iyice düşünün ve buna uygun bir hekim araştırmasına girin.

2- NOTLAR ALIN

Doktorunuzun da yoğunlukları olduğunu ve zaman zaman kafasının karışabileceğini unutmayın. Gitmeden önce kafanızda hastalığınız ya da şikayetleriniz ile ilgili var olan soruları not edin ve sırayla sorun. Aynı şekilde eğer şüpheleriniz varsa bunları da doktorunuza belirtin. Ayrıca unutmayın ki insanın en birincil doktoru kendisidir. Belirtilerinizi, sorunlarınızın takibini yapmaya özen gösterin. Sürekli hastalık düşünüp panik atak olun demiyorum elbette ama çözümlenemeyen özel bir durum, birkaç şikayet varsa bunları dikkatle inceleyin.

3- DİKKATİNİ İSTEYİN

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ideal muayene süresi 20 dakika ancak ülkemizde bu süreyi yakalamak ne yazık ki şu an için mümkün görünmüyor. Şu anda birçok hekim 5-10 dakikalık muayene süresinin çoğunu bilgisayara gerekli bilgileri girmek için harcadığından dolayı hastayı dinlerken göz teması kuramıyor. Şikayetlerinizi anlatırken bu durum sizi tatmin etmiyorsa “Sadece birkaç dakikanızı alabilir miyim?” diyerek ricada bulunun. Hekiminiz buna karşılık verecektir.

4- PRATİK OLUN

Doktorunuza ne sormak istediğinizi önceden düşünün. 10’dan fazla soru ile bir randevuya gelmek pratikte uygulanabilir bir şey değil. Bunun yerine, ziyaretin ana nedenini belirleyin ve iki veya üç önemli soru sorun. Randevunun başında durumunuzu doktorunuza hatırlatabilirsiniz. Ayrıca doktorunuzla empati yapmaya çalışın. Yoğun ve kalabalık hastaneler doktorlar için çok fazla hasta yükü getirebiliyor. Bu nedenle soru sorarken “Biliyorum çok hasta var ama…” gibi cümlelerle sorarsanız anlayış gösterecektir. Soracağınız en önemli soruları da sona bırakmayın.

5- RANDEVULARA HAZIRLIKLI GİDİN

İyi bir doktor kadar iyi bir hasta olmak da tedavide önemli yer tutar. Bazen en iyi ilaç, en iyi ameliyat hastaya fayda etmezken, en zor hastaların iyileştiğini de görebiliyoruz. Bu nedenle sizin de iyi birer hasta olmanız önemli. Randevunuzdan en iyi şekilde yararlanmak istiyorsanız dediğim gibi sorularınızı önceden hazırlayın ve önem sırasına göre sıralayın. Bunun yanı sıra doktorunuza dürüst olun. Sağlık durumunuzla ilgili vereceğiniz ve sizin önemsiz gördüğünüz bazı bilgiler tedavi için bir anlam taşıyor olabilir. Kullandığınız ilaçları, ailesel hastalıklarınızı, beslenme düzeninizi doktorunuzla paylaşın. Ayrıca kullandığınız vitamin ve mineral takviyeleri de oldukça önemlidir. Bunlar da ilaç etkileşimine yol açabilir. Bu yüzden bu bilgileri hekiminize verin. Tedavilerde disiplin de önemli bir yer tutar. Düzenli ve aynı saatte ilaçları almak, düzenli uyumak, iyi beslenmek her zaman etkili sonuçlar verir. Bunlara dikkat edin ve ilaçlarınızı da reçete edildiği şekilde kullanmaya özen gösterin. Kafanız karıştığı takdirde ise doktorunuzun asistanını ya da aile hekiminizi aramak çözüm olabilir.

Bu gönderiyi paylaş