Okul başarısı nasıl artar?

Eğitim artık Türkiye'de bizim gençliğimizden çok farklı. Büyük bir yarış var yetişmek mümkün değil ve veliler de genellikle işin içinde. Akşam ödev yapmalar, en iyi okulu, en iyi öğretmenleri aramalar, araştırmalar derken herkes için yoğun bir eğitim dönemi oluyor. Eğitim sisteminin yarattığı bu durum tartışılabilir ancak diğer tarafta başarılı bir çocuk yetiştirmek, onun hayatta kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak önemli.

04.09.2019 tarihinde haberturk.com'da yayınlanan yazımız.
okul-basarisi-nasil-artar-1200x675.jpg

Eğitim artık Türkiye’de bizim gençliğimizden çok farklı. Büyük bir yarış var yetişmek mümkün değil ve veliler de genellikle işin içinde. Akşam ödev yapmalar, en iyi okulu, en iyi öğretmenleri aramalar, araştırmalar derken herkes için yoğun bir eğitim dönemi oluyor. Eğitim sisteminin yarattığı bu durum tartışılabilir ancak diğer tarafta başarılı bir çocuk yetiştirmek, onun hayatta kendi ayakları üzerinde durabilmesini sağlamak önemli.

Başarı sadece yetenek ve IQ ile ilgili bir şey değil. Sosyal zekâ, duygusal zekâ, karakter yapısı, olaylar ile başa çıkabilme gücü gibi etkenler başarıyla doğrudan ilintili. Çocuklarda akademik başarıyı artırmak için bir takım özelliklerin kazanımını sağlamak gerekiyor. Bunların yanı sıra çocuklarda öğrenmeyi arttıracak bazı yaşamsal alışkanlıklara da dikkat etmek önemli. Peki, çocuğumuzun okul başarısını arttırmak için neler yapmamız gerekiyor?

MÜCADELEYİ ÖĞRETİN

Hayat tozpembe bir yer değil kuşkusuz ve siz onları sadece belli bir yaşa kadar koruyabileceksiniz. Bu nedenle öncelikle hayatın zorluklarıyla başa çıkmayı öğrenmesi gerektiğini bilsin. Ancak bunun da ince bir sınırı var. Size ihtiyacı olduğunda destek vermekte sakınca yok. Mücadeleyi çocuklara öğretecek en iyi şeylerden biri takım sporlarıdır. Hem ekip içinde hem de farklı bir ekibe karşı mücadele etmenin ne demek olduğunu, kazanmak için emek vermenin kıymetini anlamasına yardımcı olacaktır.

SORUMLULUK VERİN

Çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren taşıyabileceği kadar sorumluluk ve gündelik işler verin. Örneğin 4 yaşında bir çocuk kendi pijamalarını katlayabilir, 6 yaşında yatağını düzeltebilir. Hayat boyu her işini siz yapamayacaksınız. Bu nedenle ne kadar erken sorumluluk sahibi olursa sorumluluklara uyum gücü o kadar yüksek olur. Tabii ki taşıyabileceğinden fazlası değil. Bir ilkokul öğrencisi uyku saatini, çantasını hazırlaması gerektiğini bilmeli. Sürekli sizin uyarınıza ihtiyaç duymamalı.

SAĞLIKLI BESLENME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRIN

Yediklerimiz bizim enerji kaynağımızdır. Kötü bir yakıt ile son model bir spor arabayı süremediğiniz gibi kötü beslenen bir çocuğun da zihinsel fonksiyonlarının verimli çalışmasını bekleyemeyiz. Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünü. Okula gitmeden önce şeker, karbonhidrat, fındık kreması gibi besinler enerji veriyor gibi görünse de ilerleyen saatlerde çocuğunuzun kan şekerini düşürerek konsantrasyonunu kaybettirecek ve uykusunu getirecektir. Bunun yerine süt, peynir, yumurta, sebze içeren çeşitler düşünebilirsiniz. Menemen bu açıdan iyi bir seçenektir.

UYKU… UYKU… UYKU…

Yeterli süre ve kalitede uyku uyuyan çocuklarda akademik başarı, mutluluk ve öz kontrol daha yüksek. Ayrıca iyi uyuyan çocukların IQ testlerinde de daha yüksek puan aldığı görülüyor. Uyku sayesinde çocuklarda bilişsel işlevler artıyor, psikolojik olarak daha sağlıklı hale geliyorlar. Bu sadece çocuklar değil aslında yetişkinler için de benzer etkiler yaratıyor ancak çocuklar gelişimleri itibariyle uykuya daha çok ihtiyaç duyuyor. Gün içerisinde öğrenilen bilgilerin işlenmesi, hafızada depolanması, sinirler arasında doğru şekilde haritalandırılması gerekiyor. Bunların olması da sadece o değerli uyku vakitlerinde mümkündür. Uyku tembellik değil, öğrenmenin alternatifi olmayan bir yoludur.

EGZERSİZ SADECE KASLARI DEĞİL BEYNİ DE GELİŞTİRİYOR

Egzersiz yapmanın öneminden bahsetmediğimiz tek bir gün bile yok ancak son araştırmalar egzersizin zihinsel faydalarını da bize gösterdi. Egzersiz yapmak, beyin sağlığı için gerekli kimyasalları uyarıyor. Bu kimyasalların artması da öğrenmeyi arttırıyor, hafızayı ve düşünme kapasitesini geliştiriyor ayrıca sinirler arası bağlantıları güçlendiriyor. Spor yapan öğrencilerin not ortalaması da daha yüksek. Bunların yanı sıra egzersiz dopamin ve endorfin hormonlarını salgılatarak stresi azaltıyor ve uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Sporun ruh sağlığı üzerindeki etkileri de tartışılmaz. Motivasyonu arttırıyor, depresyonu önlüyor.

STRES YÖNETİMİNİ ÖĞRENMEK

Çocuğum zaten çok ders çalışıyor, spora müziğe vakti yok demeyin. Yapılan çalışmalar, bir spor dalıyla uğraşan, hobisi olan, müzik aleti çalan öğrencilerin çok daha iyi akademik başarı gösterdiğini ortaya koyuyor. Spor ve sanatla ilgilenmek stres ve kaygı düzeylerini azaltmaya yardımcı önemli etkenler. Tabii stres ile başa çıkmayı öğrenmede yetiştirme tarzı, olaylara bakış açısı, rol model alınan ebeveynlerin yaşam tarzı ve kişilik yapısı da çok önemli. Eğer ebeveyn olarak stres yönetiminde başarısız ve kaygılı bir yetişkinseniz aynı panik duygusu ona da geçecektir. Sorumluluk sahibi olmayı öğrenen çocuklar stres yönetimini daha iyi yaparken gereğinden fazla sorumluluk yüklenmesi onda yalnız olduğu hissini yaratabilir ve ‘Ne yapacağım?’ düşüncesi kaygıya yol açabilir.

BEYİN JİMNASTİĞİ

Bazı insanlar belli alanda daha kabiliyetli ve yüksek zekâya sahip olabilirler. Daha iyi bir matematikçi, ressam, edebiyatçı olabilir ancak bir yanınızın zayıf olması o zayıf yanı hiçbir zaman güçlendiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Beyin aynı toprak gibidir. Ne kadar çok eker ve bakarsanız o kadar iyi mahsuller biçersiniz. Zayıf olduğunuz alanlara yüklenip pratik yapmak, o alanda beyin jimnastiği yapmak o alandaki sinir ağlarının oluşmasını ve güçlenmesini sağlayacaktır. Bir alanda yeterince çalışmak sizi en kabiliyetliler kadar iyi konuma getirebilir.

HAFIZANIN NASIL GÜÇLENDİRİLEBİLECEĞİNİ ÖĞRENİN

Kısa süreli hafıza duyduklarımızı not etmek, bir telefon numarasını kısa süre akılda tutmak gibi işlere yarar ve anlık ve uzun süreli bellek arasında bir geçiş görevi görür. Uzun süreli hafıza, bilginin günlerce, haftalarca ve hatta yıllarca tutulmasını sağlar ve uzun süreli bellekte saklanabilecek bilgi sınırsızdır. Peki, hafızamızı güçlendirirken nasıl bir yol izleyelim? Anlık hafıza dikkat çekici detaylar sayesinde bilgileri kısa süreli hafızaya atar. Yani hep önemli detaylara odaklanın, ilgi çekici bir nokta bulun. Kısa süreli hafıza da somut olarak kategorize edilen bilgileri uzun süreli hafızaya atmayı sever. Bu yüzden her zaman öğrenmiş olduğunuz bilgiyi, sahip olduğunuz bilgilerle bağdaştırmaya bir hikâyenin devamını bulmaya çalışın.

TEKNOLOJİYE ARA VERİN

Tabletlerden, telefondan, internetten kaçmamız artık imkânsız. Ancak teknolojiye mola vermek reçeteye yazılmış bir ilaç kadar önemli. Çocukların uyku saatine yakın saatlerde dahi cep telefonu, bilgisayar ya da tabletlerle oynamaması gerekiyor. Çünkü bu cihazlardan yayılan mavi ışık uykuyu getiren hormonların salınımını engelliyor. Teknolojiden uzaklaşmak için sadece geceleri değil hafta sonlarını da değerlendirmek gerekiyor. Mümkün olduğunca çocuğunuzla birlikte doğada vakit geçirin. Doğa ile iç içe zaman geçirmek beyin bağlantılarını çoğaltıyor ve teknolojinin olumsuz yan etkilerinden koruyor. Bunun yanı sıra kortizol seviyeleri ve kan basıncını kontrol altına alıyor ve odaklanmayı arttırıyor. Bu nedenle mümkün olduğunca doğada vakit geçirin ve teknolojiye ara verin.

SOSYALLEŞMESİNE İZİN VERİN

İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyalleşmek, iletişim kurmak, diğer insanlarla duyguları paylaşmak yemek, içmek kadar önemli ihtiyaçlardır. Teknolojinin sağladığı sanal sosyalleşme ise asla yüz yüze iletişim gibi etki göstermez. Gerçek sosyal temasın olmaması, beyninizdeki sinir hücrelerini kaplayan miyelin tabakasının bozularak sinir iletiminde sorunlar ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca sosyalleşmek, genel anlamda stres ve kaygıyı azaltır, ruh halini iyileştirir. Yapılan araştırmalar da, sosyal olarak aktif olan çocukların daha iyi akademik başarı sergilediğini ortaya koyuyor. Ayrıca sosyal anlamda kendini geliştiren, ilişkilerini güçlendirmeyi ve yönetmeyi becerenler yetişkinlikte de bu anlamda daha başarılı oluyor.





Bize Ulaşın

İLETİŞİM

İlgi alanımızdaki nörolojik konularla ilgili bir rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki iletişim yöntemlerinden birini kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.


İLETİŞİM

0530 820 84 00




Takipte olun

SOSYAL MEDYA

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz.