Özlem Ercan

ozlem-ercan.jpg

Ben Özlem Ercan, 36 yaşındayım. 10 yıllık evliyim ve 7 yaşında bir kızım var. Ankara da yaşıyorum. Anasınıfı öğretmeniyim. Sınıfımın mevcudu yüzünden çok gürültülü, havasız ve kokunun yoğun olduğu bir çalışma ortamım var. Bu ortam bile hergün migren atağı geçirmem için yeterlidir diye düşünürdüm. Son 7 yıldır migren ağrıları çekiyorum. Ağrı ataklarımın her geçen gün sayısı ve şiddeti arttı. Sadece hamilelik döneminde ağrılarım olmadı. Ankara’da gitmediğim Prof., Doç., uzman kalmadı. Hatta akupunktur ve hacamat bile yaptırdım bir dönem ama hiç biri çare olmadı. Çare olmadıkları gibi her yeni doktor, her yeni hastane benden ve ailemden maddi ve manevi bir sürü şey eksiltti. Harcadığımın para ve zamanın dışında her geçen gün umutlarım da azaldı. Her gittiğim doktor bana kobaymışım gibi davrandı. Hepsi bu hastalığın standart bir çözümü olmadığı ve her hastada farklı ilaçların farklı dozlarının çözüm olabileceğini söyleyerek piyasadaki bilindik ilaçların (Xamate, Zoming vb.) birini yazarak tedavi sürecime başladılar. Migren ataklarımın geçmediğini söyleyerek tekrar gittiğimde ya ilacı ya da dozunu değiştirdiler. Her defasında bu kısır döngü oluştu ve hepsinin sonunda ben doktoru değiştirdim. Doktorların beni bir kobay gibi kullanırken üzerimde denedikleri ilaçlardan oluşan listemin uzunluğuna bir bakın istedim.

– Sibelyum
– Laroxy
– Lustral
– Migrex
– Xamate
– Avmigren
– Topamax
– Zomig
– Depamin
– Relpax
– Parol
– Arveles
– Novalgine

Hatta bir defasında Ankara dan İstanbul’a (genelde 3 saatte daha uzun yolculuklarda migren atağı olurdu) gittiğimde yine bir migren atağı geçirmiştim. Atak geçirirken yolda o dönem migren ağrılarım için gittiğim doktorumu aradım ve ağrımın çok şiddetli olduğunu hastaneye gittiğimi ve hangi ağrı kesicinin çare olacağını sordum. O da bana diazem iğnesi yaptırmamı söyledi. Acildeki doktora kendi doktorumun tavsiye ettiği diazemi söylediğimde bu iğnenin çok ağır ve özel şartlarda yapıldığını ve öncesinde başka ilaçların denenmesi gerektiğini söyledi. Daha sonra normal bir ağrı kesici iğne ile atağı atlattım. Doktorumun yeşil reçete ile satılan bir ilacı, denenmesi gereken hiç bir yolu denemeden yaptırmamı söylemesi beni hem çok şaşırttı hemde çok üzdü. Son 3 – 4 yılda çok fazla ilaç kullanır hale gelmiştim. Adeta çerez gibi ağrı kesici kullanıyordum. Ayda en fazla 1 kutu (6 adet) kullanılması gereken Relpax tan ben hafta 1 kutu kullanıyordum. Başım ağrıdıkça sayısına etkisine bakmadan ağrı kesici kullanıyordum. Başım ağrıdığında sol gözümün olduğu bölge zonkluyor ve uyuşuyordu. Ağrı kesici aldıktan sonra o bölgeye buz koyarak rahatlamaya çalışıyordum. Hemen hemen her gün ama az ama çok şiddetli şekilde ağrıyordu. Her sabah kalktığımda acaba bugünde başım ağrıyacak mı diye düşünerek güne başlıyordum. Bu düşünce yüzünden psikolojim bozuldu ve belkide bir sürü ağrıyı atağı da çağırmış oluyordum. Nerdeyse her gün baş ağrısı yüzünden yatmak zorunda kalıyordum. Öyle ki kızımın okuldan eve geldiğinde ilk sorusu anne bugün başın ağrıyor mu oluyor du. Kaç kere kızım annemin yine başı ağrıyor demiştir. Beni tanıyan herkes ailem, öğrencilerim, arkadaşlarım baş ağrılarımın farkındaydılar ve halime çok üzülüyorlardı.

Yaşam kalitem çok düşmüştü. Devamlı kendimi mutsuz ve enerjisi düşük hissediyordum. Hep yatmak isteyen ve genellikle yatan, bu hareketsizliğin içinde bir de açlıktan baş ağrı olmasın diye gereğinden fazla yiyen ve devamlı kilo alan birisi olmuştum.

Bir televizyon programında İstanbul da bir estetik cerrahı yaptığı ameliyat sonrası migren ağrılarını çözdüğünü ve bu yöntemin amerikada da yıllardır kullanıldığını anlattı. Yeni bir umutla istanbul giderek bu doktoru da eşimle birlikte ziyaret ettik. Doktor ameliyatı tamamen bizim söylemimize göre yapacağını ve ağrı noktalarını bizim belirlememiz gerektiğini ve ameliyat sonrası farklı bir bölge de ağrı olursa bir ameliyat daha yapacağını söylemişti. Ameliyat konusu bu yüzden bize pek mantıklı gelmedi. Sonrasında bu ağrıyı ölene kadar çekeceğimi düşünerek Ankara ya döndük. Alışmaya çalışıyor dum ağrı ile yaşamaya ….. ama alışmak mümkün mü? Olmuyordu tabi… Eşime öldüğümde başımla vücudumu ayrı yerlere gömün diyordum.

Bir gün TRT haberde Derya hanımı izledim. Migren aşısından bahsediyordu ve hastalarını migren ağrılarından nasıl kurtulduklarını anlatıyordu. Bir de bu doktoru deneyelim ne kaybederim ki diye düşündüm. Randevu almak çok zordu ve Mayıs ın ilk haftasında Eylülün 15 i için randevuyu almıştık. Çok fazla umudum yoktu ama bir yandan da heyecanlıydım. Randevu tarihinden önce Derya hanımın olduğu bir çok programı izledim ve izledikçe heyecanım arttı. Her migren atağımda randevunun gelmesi için dua ediyordum. Sonunda Eylülün 15’i gelmiş ve Derya hanım olan randevuma gidiyordum. Derya Hanıma muayene olmadan önceki heyecanı hayatımda daha önce hiç yaşamamıştım. Derya Hanım ile tanıştık, önce uzun uzun beni dinledi. Hayret etmiştim, hiç bir doktor beni bu kadar dinlememişti ayrıca bu kadar soru da sormamıştı. Derya Hanım bu tedavi sürecinin uzun ve zorlu olduğunu sadece iğne yaptırarak ağrılardan kurtulamayacağımı, yaşam şeklimi değiştirmemi söyledi. Ayrıca bu süreçte Psikolog Ayhan Bey’den de yardım almamız gerektiğini söyledi. Derya Hanım bana bütün ilaçları kesmemi, bol bol açık havada yürüyüş yapmamı, un, şeker, ve tuzu maksimum seviyede hayatımdan çıkartmamı ve en önemlisi baş ağrısı düşüncesini kafamdan çıkartmam gerektiğini söyledi.

Derya Hanım ve Ayhan bey sayesinde 126 gündür devam eden tedavi sürecimde haftada 3 – 5 kez çok ağır migren atağı geçirirken şu anda regl dönemim dahil ayda 1 – 2 kez çok şiddetli olmayan ve sıradan bir ağrı kesici ile geçen ağrıları olan birisi oldum.

Şu an hemen hergün 1 saat yürüyüş yapmaya çalışıyorum, sağlıklı besinler tüketiyorum, uyku saatlerime dikkat ediyorum, sadece bazı hormonlar için Derya hanımın önerdiği bazı bitkisel destekler kullanıyorum, 12 kilo verdim, yaşam şeklimi değiştirdim.

Bunların sonucunda ailemle daha fazla ve kaliteli vakit geçiriyorum, kızım onunla parka gidebildiğim için çok mutlu, kocamla masa tenisi oynayabiliyorum. Baş ağrısı yüzünden yapamadığım hareketli tüm aktiviteleri onlarla yapabiliryorum. Hayat kalitem yükseldi. Artık MUTLUYUM..





Bize Ulaşın

İLETİŞİM

İlgi alanımızdaki nörolojik konularla ilgili bir rahatsızlığınızın olduğunu düşünüyorsanız aşağıdaki iletişim yöntemlerinden birini kullanarak bizimle iletişime geçebilirsiniz.


İLETİŞİM

0212 414 30 00
Dahili: 22334




Takipte olun

SOSYAL MEDYA

Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz.