Neden Erken Çocukluğumuzu Hatırlamayız?

Neden erken çocukluğumuzu hatırlamayız?

Erken deneyimler kişisel gelişim ve gelecekteki yaşam için önemli olsa da yetişkinler olarak ilk adımları atmak veya   erken biçimlendirici olaylardan hiçbir şey hatırlamıyoruz veya çok az şey hatırlıyoruz.

Çocukluk dönemi amnezisi

Yetişkinlere ilk anıları sorulduğunda genellikle 2-3 yaşından önceki olayları hatırlamazlar, sadece 3-7 yaşları arasında meydana gelen olayları parçalı olarak hatırlarlar. Bu durum genellikle çocukluk dönemi amnezisi olarak adlandırılır. Hem çocukların hem de yetişkinlerin 2-4 yaşından önce bebeklikten ve erken çocukluktan dönemsel anıları (yani belirli bir bağlamda meydana gelen belirli olaylar veya uyaranlar için anılar) hatırlayamamasını tarif eder.

Bilişsel ve sosyal gelişim

Birçok teori, çocukluk amnezisinin önemli bir öngörücüsü olarak bilişsel ve sosyal gelişime odaklanmaktadır. Çocukluk çağı amnezisinin olası bir açıklaması, nörolojik gelişimin, yani epizodik anıların depolanması ve geri getirilmesinden sorumlu beyin parçalarının gelişmesidir. Örneğin, bazı araştırmacılar prefrontal korteksin (beynin ön tarafındaki korteks alanı) gelişiminin ve işleyişinin bağlam sallaştırılmış anıların oluşturulması için çok önemli olduğuna inanıyor. Dahası, prefrontal korteks ve hipokampusun otobiyografik anıların gelişimi için çok önemli olduğu varsayılmaktadır. Önemlisi, bu iki beyin yapısı 3 veya 4 yaş civarında gelişir.

Çocukluk çağı hafıza kaybı olgusu

Nörolojik olgunlaşmanın olmaması yani bebeklik ve erken çocukluk döneminde anıların oluşturulması, depolanması ve hatırlanması için gerekli beyin yapılarının olgunlaşması, çocukluk çağı hafıza kaybı olgusunu açıklayabilir. Bu açıklamaya göre, çocukluk çağı amnezi Freud’un önerdiği gibi, anıların zamanla kaybedilmesinden değil, daha çok bu anıların depolanamamasından kaynaklanmaktadır. Bu teoriye göre saklanan anıların eksikliği, beynin olgunlaşmamış olmasından kaynaklanıyor.

En eski hangi anılar hatırlanabilir?

Bazı kanıtlar, erken çocukluk döneminde (2 yaşından önce) meydana gelen olaylar için amnezinin en azından kısmen, dil ediniminden önce kodlanmış anıların sözlü olarak hatırlanmasındaki zorluklarla açıklanabileceğini ileri sürdü. Buna paralel olarak kelimelerin büyük bir kısmının (kelime haznesi) 2 yaş 6 ay ile 4 yaş 6 ay arasında edinilmiş olmasıdır. Bu, en eski anıların hatırlanabileceği zaman dilimidir.

Çocukluk çağı hafıza kaybı ile beynin bazı bölümlerinin bağlantısı

Çocukluk çağı amnezi yalnızca insani bir olgu gibi görünmüyor. Nitekim bazı araştırmacılar hayvanlarda (örneğin kemirgenler) çocukluk çağı hafıza kaybı gibi bir şey gözlemlediler. Hayvanlarda amnezinin keşfi, hayvan modellerini kullanarak nörolojik olaylar gibi çocukluk çağı amnezinin altında yatan mekanizmaları araştırma olasılığına işaret etti. Hayvan çalışmaları, beynin bazı bölümlerinin önemini ve bunların çocukluk çağı hafıza kaybı ile ilgili gelişimini ele aldı. Örneğin, hipokampusta bebeklik döneminde görülen yüksek nörojenez oranının, bağlamsal korku anılarının hızlandırılmış unutulmasını açıklayabileceğini belirtmişlerdir. Görünüşe göre yeni nöronların mevcut devreye entegre edilmesi, mevcut hatıraları silikleştirebilir ve zayıflatabilir.

Çocukluk çağı amnezinin nedenleri neler?

Bazı araştırmacılar, çocukluk çağı amnezinin, anıların getirilmesindeki başarısızlıktan mı yoksa depolama alanlarının başarısız olmasından mı kaynaklandığının belirsiz olduğuna inanıyor. Unutma, olaydan bu yana geçen zamanın doğrusal bir işlevi olarak tanımlanabilir.

Erken olaylar ile yetişkinlikte hatırlama arasında uzun bir zaman aralığı olduğundan erken olayların basitçe unutulduğu varsayılabilir. Yine de bazı araştırmacılar aynı fikirde değil. Bunun nedeni, sadece unutma eğrisini tahmin ederek tahmin edilebileceği gibi deneklerin 6 ile 7 yaşları arasında meydana gelen olaylar için çok daha az anıyı hatırladıklarını bulmuş olmalarıdır. Dolayısıyla unutmak, çocukluk çağı hafıza kaybı olgusunu tam olarak açıklayamaz. Bu nedenle, çocukluk çağı amnezinin nörojenik bir hipotezi geliştirilmiştir.

Çalışmacılara göre, nörojenik bir hipotez, yukarıda belirtildiği gibi, hipokampa sürekli olarak yeni nöronların (nörogenez) eklenmesi yoluyla çocukluk çağı amnezisini açıklar. Bu hipoteze göre, hipokampusta hem insanlarda hem de bazı hayvanlarda meydana gelen yüksek doğum sonrası nörogenez, uzun süreli anıların oluşmasını engeller.

Bu hipotez deneysel olarak hayvan modellerinde (fare ve sıçan) test edilmiştir. Bu modellerden ortaya çıkan bulgular, yüksek düzeyde nörojenezin, muhtemelen önceden var olan bellek devrelerindeki sinapsların yer değiştirmesi yoluyla, uzun vadeli anıların oluşumunu tehlikeye attığını ileri sürdü. Ek olarak, aynı bulgular, hipokampal nörogenezdeki düşüşün, ortaya çıkan stabil anılar oluşturma becerisine karşılık geldiğini göstermektedir. Bu nedenle, bu hayvan çalışmalarına göre, nörojenez teorisi, çocukluk çağı hafıza kaybı için mantıklı bir açıklama gibi görünmektedir.

Anıların unutulması veya bastırılması ile ilgili erken teori, çocukluk çağı amnezisinin iyi bir açıklaması gibi görünse de daha yeni bulgular beynimizde bu fenomene katkıda bulunan başka bir şeyin olduğunu gösteriyor. Bunun bazı beyin bölümlerindeki gelişim eksikliği mi, yoksa yeni nöronların sürekli sentezi mi yoksa her ikisi mi olduğu daha fazla araştırılmayı bekliyor. Çocukluk çağı amnezi basit bir unutmayla açıklanamaz.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın