Migren tedavisinde ana hedefler

Migren Hakkında Ne Bilmek İstiyorsunuz?

Migrenin başarılı tedavisine yönelik yaklaşımımızı tanımlamak için bir kelime kullanmak zorunda kalsaydık, bu kelime “denge” olurdu.

Migren Hakkında Ne Bilmek İstiyorsunuz?

  • Migren ağrılarından muzdarip çoğu insan, etkili olmayan ve sıklıkla olumsuz yan etkilere neden olan mevcut tedavi seçeneklerinden memnun değildir.
  • Migren Tedavisinden ana hedefimiz özellikle pregnenolon, DHEA, östrojen, progesteron ve testosteron gibi steroid hormonlarını dengelemeye çalışmaktır; melatonin ve diğer doğal maddeleri kullanarak epifiz bezinin işlevini sıfırlar; probiyotikler ile de gastrointestinal ve sindirim sağlığını iyileştirir ve migrende çok önemli bir rol oynayan iki mineral olan kalsiyum ve magnezyum arasında ki dengeyi sağlamaya çalışırız.
  • Migren ve bununla ilişkili semptomları ortadan kaldırmanın yanı sıra Migren Kürünün; yüksek kolesterol, kalp hastalığı ve fibromiyalji dahil olmak üzere sıklıkla migrene eşlik eden diğer koşulları hafiflettiği gösterilmiştir.

Migren Tedavisi

“Migren Tedavisi” için önemli basamaklardan biri de vücuttaki belirli sistemlerin işlevinin dengelenmesi, belirli hormonların ve diğer doğal maddelerin dozlarının her bireyin farklı ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyarlanmasıdır.

Migrenin başarılı tedavisi yaklaşımı, bu hedefe ulaşmak için vücuttaki çeşitli sistem ve işlevlerinin düzenlenmiş ve senkronize bir ayarını içerir.

Bu alanlar aşağıdaki gibidir:

  • Nörohormonal sistem: Hipotalamus, hipofiz bezi ve steroid hormonları, yani yumurtalıklar, testisler ve adrenal bezlerin aktivitelerini içerir. Amacımız, bu bezlerin ürettiği hormonları dengelemektir.
  • Pineal bez: Bu bez, her ikisi de migrende kilit oyuncular olan serotonin ve melatonin hormonunun döngüsel üretimini dengeler. Bu nedenle hedefimiz epifiz bezinin işlevini sıfırlamaktır.
  • Sindirim sistemi: Migrenlilerin %70’inde sindirim sisteminde sorunlar vardır, sindirim sistemi içindeki dengenin tamiri Migren Tedavisinin kritik bir parçasıdır.
  • Magnezyum dengesi: Diğer bir faktör, magnezyum ve kalsiyum olmak üzere iki kritik mineral arasında bir denge sağlamaktır, çünkü bu maddeler arasındaki dengesizlik migrende çok önemli bir faktördür.
  • Sempatik ve parasempatik sistemler: Yukarıda belirtilen dört sistemi dengelemek için çalışırken, aynı zamanda Migren Tedavisininnihai hedefi olan sempatik ve parasempatik sinir sistemleri arasında bir denge üzerinde çalışılmalıdır.

Tedaviye doğru başlanabilmesi için mevcut hormonal durumunuzun ayrıntılı değerlendirilmesine ihtiyaç vardır. İhtiyacınız olacak testler:

İhtiyacınız Olan Kan Testleri

  • Lipid paneli (toplam kolesterol, LDL, HDL ve trigliserit)
  • Östrojen (kadınlar)
  • Estradiol (erkekler)
  • Progesteron
  • Testosteron
  • DHEA-S,
  • Pregnenolon
  • Kortizol

Nörohormonal Sistem

Migren hastalarının çoğunluğunu oluşturan hala adet gören kadınların testi yapmak için en uygun zamanı, adet döngüsünün 19-21 günleri arasındadır. Çünkü bu günler progesteron seviyelerinin en yüksek seviyede olduğu günlerdir.

Optimal hormon seviyeleri kritik olmakla birlikte, hormon dengesi de önemlidir. Bu nedenle, Migren Tedavisi, hormonları sayılarla ölçmek yerine östrojen ve progesteron gibi tamamlayıcı hormonlar ile kortizol ve DHEA arasında dengeli bir orantı sağlamaya çalışır. Bu hormonları dengelediğinizde ve eşsiz vücut kimyasına ve ihtiyaçlarınıza özgü hormonal bir denge elde ettiğinizde migren ile başa çıkabilirsiniz.

Kolesterol: İlk Bileşen

Hormon üretimi kolesterol ile başlar. Bu nedenle, sağlıklı bir kolesterol seviyesine sahip olmak, yeterli hormon üretimi için kritik öneme sahiptir. Çok yüksek veya çok düşük kolesterol seviyeleri, hormon seviyelerinin dengelenmesi için yetersizdir. Bu yüzden migrenli kişilerde tedaviye başlarken hormon paneliyle birlikte bir lipit paneli (kolesterol, LDL, HDL ve trigliseritler) bakarız.

Pregnenolon

Pregnenolon sadece beyindeki en yaygın hormon değildir, aynı zamanda aldosteron, kortizol, kortizon, DHEA, östrojen, progesteron ve testosteron dahil olmak üzere tüm steroid hormonlarının olduğu bir “büyükanne” hormonu olarak kabul edilir. (“Steroid hormon” terimi, cinsiyeti belirleme, iltihabı azaltma ve büyümeyi düzenleme yeteneğine sahip yapısal olarak benzer biyokimyasal bir aileyi ifade eder.)

Bu nedenle, bu hormonlardan herhangi birinin seviyeleri normalin altına düştüğünde, pregnenolon seviyeleri de tipik olarak etkilenir.

İşte pregnenolona atfedilen bazı özellikler ve migrenle mücadelede bu kadar önemli bir hormon olmasının bazı nedenleri:

  • Diğer hormonların seviyelerini normalleştirme yeteneğine sahiptir.
  • Yeni beyin hücrelerinin oluşumuna yardımcı olur ve bu nedenle öğrenme, konsantrasyon ve hafıza üzerinde olumlu bir etkisi vardır.
  • Ruh halini iyileştirir ve depresif belirtileri hafifletir.
  • Enflamasyonu ve alerjileri iyileştirir.
  • Adet öncesi sendromu ve menopoz semptomlarını iyileştirir.

Pregnenolon yüksek dozlarda bile güvenli kabul edilir. Bununla birlikte, pregnenolon DHEA’ya ve daha sonra progesterona dönüştürüldüğünden, Migren Küründe yaptığımız gibi hormonların periyodik kan testine bakılması önerilir.

DHEA

Pregnenolon hormonların büyükannesi ve dehidroepiandrosteronun (DHEA) öncüsü olsa da, DHEA annedir, çünkü östrojenler ve testosteron için bir öncüdür.

Düşük DHEA seviyeleri yaşlanma ile ilişkili olsa da, bunlarla sınırlı olmamakla birlikte migren, kronik inflamasyon, depresyon, romatoid artrit, hafıza ve konsantrasyon zorlukları, osteoporoz, kalp hastalığı (erkeklerde), Tip II diyabet komplikasyonları, artmış bazı kanserler için risktir. DHEA’nın ana işlevlerinden biri, stresin zarar verici özelliklerini baskılamaktır. Optimal DHEA / kortizol oranını korumak, yaşlanmayı önlemek için kritik bir anahtar olmakla kalmaz, aynı zamanda migrenle baş etmede de önemlidir.

Vücudunuzun DHEA üretimi, bir kan örneğindeki DHEA-sülfat (DHEA-S) miktarı ölçülerek tanımlanabilir. DHEA östrojenler ve testosteron için bir öncü olduğundan, bu hormonların seviyeleri üzerinde bazı etkileri olabilir. Kişilerin 7-keto DHEA almasını öneriyoruz; 7-keto DHEA, DHEA’nın metabolizmasının bir ürünüdür. 7-keto’nun en önemli özelliği, DHEA’nın aksine östrojen ve testosterona dönüşmemesidir.

 Östrojen ve Progesteron

Östrojen ve progesteron vücut tarafından doğal olarak üretilir ve tipik olarak kadın cinsiyet hormonları olarak düşünülür. Aslında, bu iki hormon kadınlarda tipik olarak erkeklerden daha yüksek seviyelere sahiptir, ancak hem östrojen hem de progesteron iki cinsiyette ve her yaştan insanda bulunur.

Migrendeki östrojen ve progesteron rolleri hem kritik hem de karmaşıktır. Bu iki hormonu birlikte gruplandırabiliriz çünkü çok yakından bağlıdırlar. Migrenin yanı sıra perimenopoz ve menopoz sırasında kadınların yaşadığı belirtilerin ortadan kaldırılması için kritik olan şey, optimal seviyelerin bireysel olarak restorasyonu değil, aralarındaki denge olduğunu söyleyebiliriz.

Östrojen ve Migren

Östrojen seviyeleri ile migrenin gelişimi ve ortadan kaldırılması arasındaki ilişki, samimi bir ilişkidir. İşte östrojen ve migren hakkında bildiklerimiz:

  • Menarşta (bir kadının adet döngüsü ilk başladığında) migren prevalansı artar. Menstrüasyondan yani adetten hemen önce östrojen seviyelerindeki düşüş birçok kadında migreni tetikler.
  • Migren genellikle östrojen seviyeleri yüksek olduğunda gebeliğin ikinci ve üçüncü üç aylık dönemlerinde azalır.
  • Migren genellikle östrojen seviyeleri önemli ölçüde düştüğünde ortaya çıktığı için bir kadının doğumundan hemen sonra kendini belli eder.

Testosteron

Testosteron tipik olarak erkek hormonu, erkek cinsiyetinin ve üreme organlarının normal gelişiminden ve saç büyüme (ve kaybı) şekli, vokal akorun kalınlaşması, kas gelişimi dahil olmak üzere ikincil erkek cinsiyet özellikleri ve diğer özelliklerin gelişmesinden sorumludur. Sağlıklı ruh hali, enerji seviyesi, kemik iliği üretimi, doğurganlık ve cinsel isteği korumak için normal testosteron seviyeleri gereklidir. Kadınların da testosterona ihtiyacı vardır; seviyelerinin erkeklerinki kadar yüksek olması gerekmez, ancak optimal seviyelerinin sağlığı korumak için yeterli olması gerekir. Testosteron düzeylerinin erkeklerde ve kadınlarda da migreni ortadan kaldırmak için dengede olması gerekir.

Kadınlarda, vücut seviyeleri testosteronun düşük olduğunu fark ettiğinde DHEA seviyeleri testosterona dönüşebilir. Bu nedenle, DHEA’nın (testosteronun öncüsü) dikkatli kullanımı, bazı kadınların optimal seviyelere ulaşmasına yardımcı olabilirken, diğerlerinde kadınlar en azından geçici bir dönem testosteron takviyesine ihtiyaç duyar.

Pineal Bez

Melatonin

Araştırma bulguları, epifiz düzensizliğinin ve dolayısıyla melatonin dengesizliğinin migren gelişiminde rol oynadığı fikrini desteklemektedir.

Melatonin migren ve uyku bozukluğu bulmacasında önemli bir parçadır. Dengeli epifiz bezi fonksiyonu ve sağlıklı uyku düzenleri, Migren Tedavisi programında kritik bileşenlerdir.

Melatonin takviyeleri, marketlerde, eczanelerde, ve internet siparişlerinde yaygın olarak bulunur. Migren Tedavisi için epifiz segmentinin bir parçası olarak, yatmadan önce bir veya iki kapsül alınan melatonin, B6 vitamini veya L theanin içeren bir kombinasyon ürünü önerilebilir.

Çoğu durumda, hastaların sirkadiyen döngüsü tamir edilene kadar sadece birkaç ay melatonin almaları gerekir.

Migren Tedavisinin Ek Faydaları

Migren Tedavisi, migreni ortadan kaldırmasının yanı sıra, insanların diğer birçok semptom ve durumu hafifletmelerine de yardımcı olur. Migren ile yaşayan çoğu insan depresyon, uykusuzluk, yüksek kolesterol, kabızlık, huzursuz bağırsak sendromu, kronik yorgunluk, fibromiyalji, ruh hali değişimleri, menstrüel zorluklar veya uyku bozuklukları da dahil olmak üzere bir veya daha fazla sağlık sorunu ile mücadele ediyor. Bu nedenle, hormon düzenlenmesi, pineal bezi dengeleme, kalsiyum-magnezyum dengesinin yeniden dengelenmesi, sindirimin düzenlenmesi yanı sıra hastalar diğer sağlık sorunlarının da ortadan kalkacağını bilmeliler.

B6 Vitamini

B6 vitamini (piridoksin), çeşitli nedenlerden dolayı migren tedavi programının önemli bir parçasıdır. Pineal fonksiyonun düzeltilmesi söz konusu olduğunda, uyku-uyanıklık döngüsü, kronik ağrı, ruh hali ve iştahta önemli bir role sahip olan beyin nörotransmitteri olan serotonin üretimi için B6 vitamini gereklidir. B6 vitaminin sakinleştirici bir etkisi vardır.

Sindirim sistemi Dengesinin Sağlanması

Migren ve sindirim sistemi özellikle de bağırsak bağlantısı, çok sayıda çalışma ve klinik gözlemle doğrulanmıştır. Migren hastalarının %60-70’inde sorguladığımızda kabızlık veya benzeri bağırsak sorunlarına rastlıyoruz. Migrenin başarılı bir şekilde tedavisi sağlıklı bir bağırsağa bağlıdır. Sağlıklı bir bağırsak yolu sağlamak için yapabileceğiniz en önemli şeylerden biri, bağırsak florasındaki dost ve düşman bakteriler arasındaki dengeyi korumaktır. Dost bakteriler, sağlığı teşvik eden veya sağlığı koruyan özellikler sağlarken, düşman bakteriler sağlığınıza önemli ölçüde zarar verebilir. Denge, kötü bakterilerin lehine döndüğünde, bağırsak hasar görür ve iltihaplanır. Genellikle dysbiosis adı verilen bu durum, ishal, kabızlık, gaz, karın ağrısı, kramp ve şişkinlik gibi semptomlarla karakterizedir.

Migrenli iseniz, ishal, kabızlık, irritabl bağırsak veya karın ağrısı gibi sindirim sistemi sorunlarınız varsa bağırsak floranızı dengelemeniz gerekir. Bağırsak sağlığınız için gerekli olan probiyotikleri takviye olarak kullanabilirsiniz.

Probiyotikler

Probiyotikler, bağırsak sisteminizdeki bakteri florasının dengesini geliştirmek veya geri yüklemek için alabileceğiniz canlı, dost bakterilerdir. Dost bakterilerin en yaygın ve gerekli olanı, sağlık için gerekli olan birçok işlevi yerine getiren bifidobakteri, streptokok ve laktobasil türleridir.

  • Besin maddelerinin kan dolaşımına emilimine yardımcı olurlar.
  • İshale neden olabilecek zararlı bakterilere karşı bir bariyer oluştururlar.
  • En iyi şekilde çalışabilmeleri için bağırsak hücreleriniz için gıda üretirler.
  • Zararlı bakterilerin hasara neden olmasını önlemeye yardımcı olurlar.
  • Bağırsak sistemindeki dost bakterilerin çoğunu yok edebilecek antibiyotik kullanımının neden olduğu semptomları önlerler.

Çok fazla araştırma ve deneyden sonra, tavsiye ettiğimiz probiyotik takviyesi, doz başına 3.5 milyar laktobasil grubu, 1 milyar bifidobakteri grubu ve 0.5 milyar streptokok termofili içeren toz bir formüldür. İyi tolere edilir, kullanımı kolaydır. Bu takviyeyi günlük olarak aldıktan birkaç ay sonra, çoğu insan, belki de ayda bir kez, ara sıra kullanımın sağlıklı bir bağırsak ve genel sağlık için yeterli olduğunu görecektir.

Magnezyum dengesi

Migren Kürü, başağrısı için kritik olan iki mineralin, iyonize magnezyum ve iyonize kalsiyum arasındaki dengenin tamiridir. Bu iki element arasındaki denge, steroid hormonlarının aktivitesi, pineal bezin fonksiyonu, sindirim sisteminin düzgün çalışması ve ayrıca sempatik ve parasempatik sinir sistemleri arasındaki denge ile yakından bağlantılıdır.

Kalsiyum-Magnezyum Oranı

Kalsiyum / magnezyum oranı ile migren arasındaki ilişki bir süredir bilinmektedir. Örneğin 1993’te araştırmacılar, düşük seviyelerde iyonize magnezyum ve yüksek iyonize-kalsiyumun migrenle ilişkili olduğunu ve bu iki durumun serebral vazospazma ve beyine giden kan akışının azalmasına neden olduğunu kaydetti.

Migrenliler arasında yaygın olan yorgunluğun önlenmesine ve uyku döngüsünün düzenlenmesine yardımcı olmak için dengeli bir kalsiyum / magnezyum oranı da gereklidir. Yine, bu denge aynı zamanda sempatik sinir sistemi (kalsiyumun etkisi olan) ve parasempatik sinir sistemi (magnezyum etkileyen) arasındaki dengeyi de yansıtır.

Magnezyum

Magnezyum eksikliği migren tanınızın bir parçasıysa, takviye magnezyum faydalı olacaktır. Birkaç çalışma, magnezyum takviyesinin düşük serum iyonize magnezyum seviyelerine sahip kişilerde magnezyum takviyesinin migren ataklarını azalttığını göstermiştir. Ayrıca magnezyum takviyesinin migren, şişkinlik ve ödem dahil premenapoz yakınmalarını biliyoruz.

Magnezyum takviyeleri çeşitli tiplerde ve formlarda (örneğin magnezyum sülfat, oksit, glukonat, karbonat ve klorür) mevcut olmasına rağmen, Migren Küründe tavsiye ettiğimiz form magnezyum sitrattır veya magnezyum malattır. Bu, vücudun en iyi emebildiği tiptir. Özellikle bireysel ihtiyaçlara bağlı olarak, toz halinde, suda çözünür bir magnezyum takviyesidir, yatmadan önce 400-800 mg önerilir. Herhangi bir kalp veya böbrek hastalığınız varsa, magnezyum almadan önce mutlaka doktorunuzla konuşun.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım
    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın