Enerji Metabolizması

Enerji Metabolizması

Mitokondriyal Hasar

Mitokondri, vücudun neredeyse tüm enerji üretiminden sorumlu olan hücresel jeneratör olarak tanımlanabilir. Mitokondrilerde artan işlev kaybı yaşlanmayı hızlandırır. Mitokondrilerin bozulması, yaşlılıktan diyabete, nörolojik bozukluklardan kalp yetmezliğine kadar uzanan bir dizi dejeneratif hastalıkla ilişkilendirilir. Araştırmacılar son zamanlarda mitokondriyal fonksiyonun geri kazanılmasına ve korunmasına yardımcı olan hücresel enerji vericilerle bu ölümcül sürecin tersine çevrilebileceğini keşfettiler.

Kısa bilgiler…

  • Mitokondri, enerji gerektiren her vücut sürecinde sisteme güç veren hücresel organeldir.
  • Mitokondride artan işlev kaybı, hücre yaşlanmasını hızlandırır.
  • Araştırmacılar yakın zamanda, yaşa bağlı mitokondriyal hasar belirtilerinin, kalıcı DNA hasarının başlamasından yaklaşık on yıl önce ortaya çıktığını keşfettiler.
  • Araştırmacılar erken aşamada tespit edilen mitokondriyal işlev bozukluğunun geri dönüşü olduğunu buldular.
  • CoQ10, mitokondriyal elektron taşınmasını hızlandırır, enerji üretimini arttırır ve dokuları mitokondriyal düşüşten korur.
  • R-alfa-lipoik asit ayrıca mitokondriyal enerji üretimini destekler.

CoQ10’in Gençleştirme Gücü

Koenzim Q10 (CoQ10), mitokondrileri yaşlanmaktan korur. CoQ10 esas olarak mitokondrinin iç zarlarında bulunur; tüm hücresel enerji üretiminin % 95’i buna bağlıdır. CoQ10 ayrıca serbest radikallerin ölümcül etkilerini nötralize eden ve oksidatif hasarı önemli ölçüde azaltan güçlü temizleyici görevi görür. Mitokondride çokca CoQ10 bulunması, daha az hasar demektir. En yüksek CoQ10 konsantrasyonlarının enerji yoğunluğunun fazla olduğu beyin, kalp, karaciğer ve böbrekler gibi organlarda bulunmasının nedenlerinden biri budur.

Kalp gibi hayati organlarımızdaki CoQ10 seviyeleri doğumdan sonra sürekli yükselir ve yaklaşık 20 yaşında zirve yapar. 20’li yaşların başlangıcı ile sürekli bir düşüş yaşarlar.

2007 yılına kadar mevcut olan tek CoQ10 formu ubikinon idi. Ne yazık ki, COQ10’un ubikinon formunun sınırlı bir emilimi vardır. Ubikinol olarak bilinen başka bir CoQ10 formunun, kanda sekiz kata kadar daha uzun kaldığı bu tarihten sonra keşfedilmiştir.

Kalp Sağlığı Savaşçısı

Mitokondrilerin yoğun olduğu kalp, diğer organlardan daha fazla enerji ve en yüksek CoQ10 konsantrasyonuna ihtiyaç duyar. Bu durum, özellikle ileri yaşlarda kronik kalp hastalığı olanlar için geçerlidir. Yapılan bilimsel çalışmaların sonuçları, kalp yetmezliği dahil olmak üzere kronik kalp hastalığının, kalp dokusunda azalmış CoQ10 seviyeleri ile karakterize olduğunu göstermektedir.

CoQ10 takviyesi kalp kası kasılmasını arttırır, kalp yetmezliği olan hastalarda bile daha verimli kan pompalamasını sağlar. CoQ10, kalp krizi riskini azaltmakla birlikte olası tekrar ataklar için de kayda değer faydalar sağlar.

Güçlü Endotel Savunması

Kan damarlarımızın endotel zar tabakası, kan akışını ve kan basıncını düzenler, ateroskleroz ve erektil işlev bozukluğu riskini artıran oksidatif stres ve inflamasyondan kolayca zarar görür. CoQ10, mitokondriyal fonksiyon üzerindeki benzersiz yararlı etkisinden dolayı olası bir hastalık tehdidinde endotel fonksiyonunu güçlü bir şekilde korur.

CoQ10’un ubikinol formunun bir çalışması, hipertansiyona karşı koruduğunu, endotel fonksiyonu iyileştirdiği ve kan damarlarını gevşeterek daha fazla oksijenli kanın dokulara taşındığı sonucu gözlenmiştir. Tip 2 diyabetli insanlar endotel işlev bozukluğu için özellikle yüksek risk altındadır ve bunun sonucunda daha fazla kalp krizi ve felç geçirirler.

CoQ10 takviyesi bu kişilerde endotel fonksiyonunu iyileştirmede etkilidir. Diyabet hastaları genellikle statin ve kolesterol seviyelerini kontrol etmek için lipit düşürücü ilaçlar almak zorundadır. Ne yazık ki, bu ilaçlar kas ağrılarına neden olabilmektedir. CoQ10, bu problemin üstesinden gelir ve diyabetik hastalarda endotel fonksiyonunu iyileştirir.

Kas Enerjisi Geliştirme

Egzersiz, kısa vadede mitokondriyal yoğunluğu artırırken uzun vadede mitokondriye zarar da verebilir. Egzersizin gerektirdiği yüksek oksijen ve elektron akışı oranı, kuvvetli egzersiz sırasında olumsuz etkiler gösterebilecek kronik olarak düşük ATP seviyelerine yol açabilir. CoQ10 takviyesi, bu etkileri önleyebilir ve egzersizden sonra iskelet kasının adaptif yanıt hızını artırabilir.

Egzersiz öncesi CoQ10 takviyesi, kastaki CoQ10 seviyesini arttırır, kas oksidan stresini azaltır ve tükenene kadar egzersiz yapabileceğiniz süreyi artırabilir. Bir örnek vermek gerekirse, CoQ10 takviyesi ile, günde beş buçuk saate kadar egzersiz yapan seçkin Japon dövüş sanatı uzmanları arasında egzersize bağlı kas hasarının azaldığı bilinmektedir. CoQ10’un dikkat çekici enerji artırıcı etkileri, yorgunluk, kas ağrısı, nefes darlığı, hafıza kaybı ve ekstremitelerde sinir ağrısı gibi statin tedavisiyle ilişkili olumsuz etkileri de azaltabilir.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım
    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın