Migren Tedavisinde Fizyoterapi Yaklaşımları

Migren Tedavisinde Fizyoterapi Yaklaşımları

Migrenli kişilerin çoğunluğu hastalığa eşlik eden boyun, omuz ve sırt ağrılarından şikayet etmektedir. Yaşanan bu ağrılı süreçlerden dolayı kaslarınızın kasılıp –gevşeme mekanizmalarında bazı problemler görülüyor. Özellikle postür yani duruş bozuklukları kasların yanlış kullanılması sonucu ortaya çıkan temel problemlerden en önemlisidir.

Baş ağrısına eşlik eden sırt ve boyun ağrılarına dikkat

Duruş bozuklukları kas iskelet sistemimizin biyomekaniğini olumsuz yönde etkileyeceğinden ilerleyen süreçlerde baş ağrınıza eşlik eden sırt ve boyun ağrıları yaşamanız kaçınılmaz olacaktır. Özellikle kifoz dediğimiz kamburluk sırt omurlarının öne eğilme açılarının artması sonucu vücudumuzda bulunan sempatik sinir sistemimizde bir yüke sebep olacaktır.

Sinir sistemi terazide çalışır; terazinin bir tarafında sempatik sistem diğer tarafında parasempatik sistem yer alır. Sempatik sistem sürekli çalışan gergin sistem, parasempatik sistem ise istirahatteki sistemdir. Sempatik sinir sistemi fazla çalışan kişilerin genel gevşeme mekanizmalarında problem olacağından kaslarınızın gevşeme ve kasılma mekanizmasında problemler ortaya çıkar. Migrenli kişilerde solunum ve postür egzersizleri son derece önemlidir.

Postür egzersizleri

Kliniğimizde en sık uyguladığımız postür egzersizlerinden örnekler verecek olursak; oturma pozisyonunda iken her iki kolumuzu yukarı kaldırıyoruz, geriye doğru her iki kolumuzu ritmik olarak götürüyoruz. Bu egzersiz esnasında sırt omurlarımızda batma şeklinde bir his yaşayacaksınız. Böylece öne doğru eğilen sırt omurlarımızın mekanik olarak yeniden arkaya doğru dizilimi gerçekleşecektir. Ayrıca kifoz duruşundan dolayı sırt kaslarımızın esnekliği azalacak ve güçsüzlük problemi ortaya çıkacaktır. Deneyimli fizyoterapistimiz eşliğinde yapacağınız fonksiyonel egzersizler ile olması gereken esneklik seviyenize kavuşabilirsiniz.

Migren ve boyun ağrısı

Migrenli kişilerde boyun ağrısı çok sık rastladığımız yakınmalardan birisidir. Özellikle boynumuzu hareket ettiren kasların yanlış kullanımı ağrıya sebep olmaktadır. Bu kaslar aynı zamanda omurgamıza sıkıca yapıştığından dolayı boyun omurlarından çıkan sinirlere baskı yaparak ağrıya sebep olacaktır. Boyun kaslarına uygulanacak germe egzersizleri ve boyun omurgalarına yapılacak mobilizasyon teknikleri ile kaslarımızı eski sağlığına kavuşturabiliriz. Örneğin boynumuzu sağa doğru hareket ettirdiğimizde sol tarafta gerginlik veya sıkışma tarzında bir ağrı olduğunda sol taraftaki kaslarımızın gergin olduğunu düşünürüz. Gergin olan kaslara yapılacak germe egzersizleri ağrı yönetimi konusunda elimizi güçlü tutan önemli bir yöntemdir.

Migrende görülen boyun omurlarındaki dizilim bozukluğu

Boyun omurlarındaki dizilim bozukluğu migrende sıklıkla karşımıza çıkar. Özellikle üst omurlar olan 1. ve 2 boyun omurları baş ağrısı kliniğinde önemli bir yere sahiptir. Ayrıca bu omurlara ve ense kemiğine yapışan suboksipital kaslardaki tetik nokta dediğimiz dokunmaya karşı hassas ve ağrılı olan yapılır da baş ağrısını tetikleyen bölgelerdir. Üst boyun omurlarını mekanik olarak uyarmak için yapılacak en etkili klinik egzersiz; oturma pozisyonunda veya sırtüstü yatarken çenemizi geriye doğru çekip 10 sn bu pozisyonda bekleyip tekrar eski pozisyona gelerek en az 20 tekrarlı olacak şekilde bu egzersizi yapmalıyız. Bu egzersiz ile öne gelme eğiliminde olan üst boyun omurlarımızın yeniden normal dizilimine gelmesini sağlarız. Fizyoterapistinizin sizlere öğreteceği özel boyun egzersizlerini yapmayı ihmal etmeyin.

Çene eklemi problemleri ve migren

Çene eklemi problemleri, diş sıkma, gece uyurken diş gıcırdatma, çiğneme kaslarının aşırı çalışması migren ağrısını tetikleyebilir. Özellikle masseter dediğimiz en kuvvetli çiğneme kasımızda oluşan hassas noktaların manuel terapi uygulamaları ile gevşetilmesi çok önemlidir. Çene eklemi bozuklukları üst boyun omurları ile yakın bağlantı içerisinde olduğundan çene tedavilerinden sonra boyun omurlarının doğru hizalanmasını sağlayacak kas enerji teknikleri veya manuel terapi uygulamalarının yapılması çok önemlidir. Fizyoterapistiniz bu uygulamaları yaptıktan sonra kişiye özel hazırladığı ev egzersiz programını ivedilikle uygulamaya başlamalısınız.

Migrenli kişilerde postür bozukluğu

Migrenli kişilerde postür bozukluğu, kas gerginlikleri, depresyon, endişe ve kaygı problemleri solunum kaslarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle diyafram kasının yeterince çalışmamasına bağlı olarak parasempatik sistemin en büyük siniri olan vagus siniri etkilenebilir. Vagus siniri iç organlarımızın otonom çalışmasını sağlayan ve iç organlardaki bilgileri beyine ileten önemli bir parasempatik sinirdir. Doğru nefes alınıp verilmemesi durumunda solunum ve kan dolaşımı problemleri görülebilir.

Diyafram kasımızın çalışmasını sağlayan Frenik sinir boyun omurlarınızdan çıktığı için bu süreçte migreninize eşlik eden boyun ağrıları yaşayabilirsiniz. Klinikte kullandığımız en etkili solunum egzersizi; sırtüstü pozisyonunda her iki bacağımızı büküyoruz, ellerimizi karnımıza koyarak, burnumuzdan karnımıza doğru derin bir nefes alıp, daha sonra ağzımız ile bir ateşe üfler gibi üfleyerek nefesimizi verdiğimizde diyafram kasımızı etkili bir şekilde çalışacaktır .Bu egzersizi ne sıklıkla yapacağınız konusunda hekiminiz veya fizyoterapistiniz sizleri bilgilendirecektir.

Özetleyecek olursak;

  • Germe ve kuvvetlendirme egzersizleri
  • Yumuşak doku mobilizasyonları
  • Omurgaya yönelik dizilim müdahaleleri
  • Solunum egzersizleri

migrende en sık kullandığımız fizyoterapi yöntemleridir.

Ayrıca fizyoterapi egzersizleri haricinde yapılacak aerobik egzersizler, açık havada yürüme gibi aktiviteler genel sağlımızı pozitif yönde etkileyerek uygulayacağımız tedavilerin etkinliğini arttıracaktır.

Migren tedavisi multidisipliner çalışmayı gerektirir. Fizyoterapi uygulamalarının temel amacı migrenli bireylerin akut ve kronik dönemde ağrılar ile baş edebilme stratejisini geliştirmek, yaşam kalitesini artırmaktır.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara