COVID-19 koku kaybı yaşayanlarda Demans riski yüksek

COVID-19 koku kaybı yaşayanlarda Demans riski yüksek

İki yıla yakındır süren pandemi ile araştırmacılar, COVID-19’un vücut ve beyin üzerindeki etkilerine dair sürekli olarak yeni ve önemli bilgiler topluyorlar. Bu bulgular, Koronavirüsün erken yaşlanma, bunama gibi biyolojik süreçler üzerindeki uzun vadeli etkileri hakkında endişeleri artırıyor.

Hafızayı en güçlü harekete geçiren koku duyumuzdur. Harika bir simit kokusu bizi taa gençlik dönemimizde okul önünde arkadaşlarımızla aldığımız simitleri hatırlatabilir. Hepimizin benzer kokularla hatırlanmış anıları var. Koku, yaşamımızı zenginleştirir, yiyecek, çiçek, arkadaş ve etrafımızda olan bitenlerle ilgili deneyimlerimizi güçlendirir.

İster COVID-19, ister başka bir enfeksiyon veya travmadan kaynaklansın, koku kaybı yaşayan kişiler, yaşam zevklerinden ve lezzet kaybından şikâyet ederler. Kahve kokusu yok, taze ekmek kokusu yok, sevgilinin parfümünü hissetmiyorsun, felaket bir duygu bu. Koku alamayan yani anosmi hastaları, dilde tatlı, ekşi, acı, tuzlu tatları da koku kaybı nedeniyle hissetmekte sorun yaşarlar.

COVID-19, bol miktarda ACE2 reseptörü taşıyan burun içi hücrelere saldırabilir. Bu, koku almanızı günler veya haftalar boyunca engeller, ancak bazı kişilerde bu sorun aylarca devam edebiliyor. COVID-19 nedeniyle vefat eden kişilerde yapılan otopside, koku siniri ve diğer beyin bağlantılarında inflamasyon gösterdi. Koku alamama sorunu yüzde 90 düzeliyor ancak %10 kadarı kalıcı kalabiliyor. Yeni çalışmalar ise çarpıcı sonuçlar bildiriyor, düzelsin ya da düzelmesin koku alamama ancak belki de beynin başka yerlerinde daha uzun süreli veya kalıcı değişiklikler bırakıyor.

Burun epitelinden, koku alma nöronları, beyin içindeki koku soğancığı ile önce uzun süreli hafıza bölgesi frontal alandan geçer. Ardından da kısa süreli hafıza bölgesi temporal alan ve hipokampüs bölgelerine ulaşır. İşte bu seyahati boyunca COVID-19 ile birlikte seyreder. COVID-19 koku siniri yolu ile bu bölgelere ulaşır. Bu nedenle koku, hafıza, öğrenme ve diğer beyin işlevleriyle zengin bir şekilde bağlantılıdır. Travmatik anosmisi olan kişilerde fonksiyonel MR incelemeleri, hafızada yer alan orbitofrontal korteks, insula ve medial temporal yapılarda yaygın olarak azalmış aktivasyon gösterir. bu bölgelere ulaşan virus sinir hasarına neden olur ve özellikle hafıza bölgeleri olan bu alanlar atrofi yani küçülmeye uğrar. Ve COVID-19’u olmayan görünüşte sağlıklı genç insanlarda bile, koku tanımlama ve ayrımcılığıyla ölçüldüğü üzere koku azalması, frontal yürütücü işlevleri etkiler. Öyleyse, bu sistemin Alzheimer ve diğer nörodejeneratif tabloları nasıl tetikleyebileceğini hayal etmek kolay.

Hasar gören koku hücreleri tamir edilme aşamasında, birçok COVID-19 hastası genellikle hoş olmayan parosmilerden, olağandışı koku ve tat bozulmalarından şikayet eder. Alzheimer hastası genellikle daha az dramatik bir şey yaşar: koku bozuklukları bazı hastalarda tatlı veya tuzlu yiyecekler için doyumsuz bir dürtü bırakır.

Koku eğitimi bir umut ışığı parlıyor. COVID-19’dan önce, anosmisi olan bazı hastalar, belirli kokulardan oluşan standart şişelerle eğitim alarak duyarlılığı kısmen yeniden kazandı. 6 haftalık koku eğitiminden sonra, bir çalışma, sağ alt frontal girus, bilateral fusiform girus ve sağda kortikal kalınlığın arttığına dair MR kanıtı ile birlikte koku ayrımcılığı ve duyarlılığında gelişmeler gösterdi. Kortikal kalınlıktaki bu ölçülen artış, koku duyusunun kendisinin ötesinde herhangi bir bilişsel işlevde değişiklik anlamına gelmez. Bununla birlikte, ön çalışmalar, koku eğitiminin yaşlanmaya bağlı bilişsel gerileme olan kişilerde bilişsel puanları iyileştirebileceğini düşündürmektedir. Bunun anlamı şu; kendi koku alma duyumuzu arıtmak bunamaya karşı koruma sağlayabilir.

Ağustos 2021’de, COVID-19 yaşayan kişilerde beyin değişikliklerini araştıran büyük ölçekli bir çalışma, sinirbilim topluluğu içinde büyük ilgi gördü. Bu çalışmada araştırmacılar, Birleşik Krallık’ta 2014 yılına kadar uzanan 45.000’den fazla kişiden alınan beyin görüntüleme verilerini içeren UK Biobank adlı mevcut bir veri tabanı kullandılar. Bu, tüm bu kişilerin COVID-19 hastalık öncesi verilerinin ve beyin görüntülemelerinin mevcut olduğu anlamına geliyor. Araştırma ekibi beyin görüntüleme verilerini analiz etti ve ardından ek beyin taramaları için COVID-19 teşhisi konanları çağırdı. Grupları yaş, cinsiyet, temel test tarihi ve çalışma yeri ile sağlık değişkenleri ve sosyoekonomik durum gibi hastalık için ortak risk faktörlerine göre dikkatlice eşleştirerek, COVID-19 geçirmiş kişileri karşılaştırdılar.

Ekip, beyindeki bilgileri işleyen nöronların hücre gövdelerinden oluşan gri maddede, COVID-19 ile enfekte olanlar ve olmayanlar arasında belirgin farklılıklar buldu. Frontal ve temporal lob olmak üzere ön planda hafıza bölgeleri olarak bilinen beyin bölgelerindeki gri madde dokusunun kalınlığı COVID-19 grubunda belirgin azalmıştı.

‘İlginç bir şekilde, araştırmacılar hastaneye yatmayı gerektirecek kadar ciddi hastalığı olan kişileri ayırdıklarında, sonuçlar daha hafif COVID-19 geçirenlerle de aynıydı’. Yani, COVID-19 ile enfekte olanlar hastaneye yatmayı gerektirecek kadar şiddetli olmadığında bile beyin hacminde bir kayıp gösterdi. Özellikle de hafızada bilgiyi işlemede yavaşlama dikkati çekti.

Bu yeni bulgular, önemli ancak cevaplanmamış soruları beraberinde getiriyor: COVID-19’u takiben bu beyin değişiklikleri, yaşlanma süreci ve hızı için ne anlama geliyor? Ve zamanla beyin bir dereceye kadar iyileşir mi? Cevabı ise evet iyileşebilir ancak bunun için erken dönemde nöroloji hekiminize başvurmanız çok önemli.

‘Koku kaybınız başladığında hızlıca erken tedavi almak gerekiyor. Erken tedavide tiamin ve alfa lipoik asit faydalı çalışmaları var. Bunun yanı sıra 6 haftalık günde 2 kez 20-30 saniye nane, limon, okaliptus gibi kokuları koklama ile şekillenen koku terapisi etkili olacaktır.’

Eğer tabloya bağlı beyin sisi veya hafızanızda etkilenme varsa kliniğimizde çeşitli tedavilerden geçmeniz mümkün. Kognitif rehabilitasyon olgularında ciddi başarı elde edebiliyoruz; kognitif rehabilitasyon programı içinde Neurolith cihazı ile beyin hücresi yenileme, beyin hücre yenileme serumları, yapay zeka temelli kognitif eğitim gibi süreçleri içeriyor. 

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın