Müziğin ileri evre Demans’a etkileri

Müziğin ileri evre Demans’a etkileri

Müziğin ruh halimiz üzerindeki müthiş etkilerinin artık hepimiz farkındayız. Moraliniz modunuzu yükselten neşeli ve motive edici müzikler dinlediğinizde çok daha hızlı toparlanır, o karanlık ruh halinden daha hızlı çıkarsınız.

Bu etkileri bilindiğinden müzik uzun zamandır birçok hastalığın tedavi sürecinde denenen bir yöntem haline gelmiş durumda.

Tedavide biyolojik, psikolojik ve bilişsel faydalar sağlıyor

Konu ile ilgili yapılan araştırmalar, müziğin özellikle Alzheimer, Demans ve unutkanlık hastalarının tedavisinde kullanıldığında biyolojik, psikolojik ve hatta bilişsel fayda sağladığını gösteriyor.

Demans hastaları müzik sayesinde hayatla tekrar bağlantı kurabiliyor

Özellikle ilerlemiş demans rahatsızlığı olan hastalarda bu yöntem denendiğinde sözlü iletişim kuramayan hastaların müzik terapileri yardımı ile müziği bir iletişim aracı olarak kullanabildiğini ve böylelikle hastanın hayatla tekrar bağlantı kurabildiği tespit edilmiştir. Bu durum hastalığın ilerleyişini yavaşlatarak hastanın yaşam kalitesinin arttırılmasına ciddi katkı sağlayabilir.

Müzik, sözlü iletişim kurma güçlüğüne alternatif

İleri evre Demans hastaları özellikle sözlü iletişim kurmakta gün geçtikçe zorlanır ve devamında iletişim kuramaz hale gelirler. Bu durum da genellikle hastanın sosyal hayattan kopmasına ve hastalığın daha hızlı ilerlemesine sebep olur. Hasta iletişim kuramadıkça psikolojik olarak yok olmaya başladığını hisseder bu da hastalığının gidişatını ciddi oranda etkiler.

Müzik terapisi hastaların stres hormonlarını dengeliyor

Müzik terapisi işte tam bu noktada hastanın psikolojik ve dolayısıyla fiziksel sağlığını geri kazanmak için atacağı en önemli adım olabilir. Demans hastalarına uygulanan müzik terapisi hastaların stres hormonlarını dengeleyerek rahatlamalarını sağlar ve sürekli iletişim kurmaya çalışıp kuramamanın oluşturduğu duygusal yıkımla mücadelelerini kolaylaştırır. Bununla birlikte, yapılan bilimsel çalışmalar müzik terapilerinin hafızayı da güçlendirdiğini gösteriyor.

Müzik terapisi oldukça ciddiye alınıyor

Terapi hastaların konuşmasını veya sözlü iletişime geçmeye çalışmasını sağlamasa da sözsüz iletişimle, jest ve mimiklerini kullanarak iletişim kurmaya çalışmasını sağlayabilir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde bahsettiğimiz bu müzik terapisi oldukça ciddiye alınıyor. Hatta Music for Life (Yaşam için Müzik) isimli bir müzik grupları bile var. Bu grup profesyonel müzisyenlerle hastaları ve hasta bakıcılarını bir araya getirerek haftada birkaç kez interaktif müzik terapisi seansları uyguluyor ve çeşitli çalışmalara da örnek teşkil etmiş oluyor. Bu müzikler başlangıçta genellikle klasik müzik tarzında arp, flüt ve obua gibi otantik enstrümanları içeren rahatlatıcı melodiler oluyor. Devamında bir hoş geldiniz şarkısı söyleniyor ve şarkı içerisinde ortamda bulunan tüm hastalara birebir isimleri ile hitap edilerek selamlama yapılıyor. Ardından farklı farklı birçok çeşit müzik aleti kullanılarak devam eden terapiye katılan hastalar da fiziksel durumları imkân verirse müzik aletleri ile müziklere eşlik edebiliyorlar, son olarak seans başlangıçtaki melodilerle bitiriliyor.

Müziğin oluşturdu çok uyaranlı ortam

Bu seanslar analiz edildiğinde uygulanan tüm tedavilere tepkisiz kalan hastalarda bile çok net olmasa da çeşitli tepkiler gözlemlenmiş. İşte bu tepkilerin sebebinin müzik grubunun oluşturdu çok uyaranlı ortam olduğu düşünülüyor. Bu uyarımı oluşturan müziklerin beyine iletişime geçmesini emreden sinyaller gönderdiği ve sonucunda da çeşitli tepkiler oluştuğu düşünülüyor.

Hastalar müzik sayesinde iletişime geçmeye çalışıyorlar

Bu tepkiler analiz edildiğinde hastaların seanslar sırasında, gülümsediği, kahkaha attığı, oturuşlarını değiştirdikleri, odaklanarak baktığı, işaret ettiği, dans eder gibi hareketler yapmaya çalıştığı, konuşmaya çalıştığı, yüz mimiklerini oynattığı ve şarkı söylemeye çalıştığı görülmüş. Tüm bunlar hastaların iletişime geçmeye çalıştıklarının net bir göstergesi ve bu iletişim çabasının normal zamanda değil de müzik terapisi sırasında oluşması da müziğin beyin üzerindeki uyarıcı etkisinin ciddi bir göstergesi tabi ki.

Bir hastanın müziğe karşı oluşturduğu tepki örneğin bir gülüş, bir başka hastayı etkileyebiliyor yani müzik gibi çevredeki insanların tepkileri de çeşitli etkilere sebep olabiliyor.

Kısacası, ileri evre demans hastalarının tedavisi için önerdiğimiz müzik terapisinin faydalı etkilerinin henüz yalnızca bir bölümüne hakimiz diyebiliriz.

Terapilerin demans üzerindeki etkilerinin tam olarak anlaşılabilmesi ve tedavilerde etkin bir şekilde kullanılabilmesi için ülkemizde de özel müzik grupları kurularak bu yaklaşım denenebilir. Fakat müzik grupları olmasa dahi müziğin iyileştirici etkisini daha etkili kullanmak bizim elimizde.

Birçok tedaviyi deniyorken müzik terapisini denemekten hiçbir zarar görülmeyeceğine göre ilerlemiş demans hastalarında bu terapi uygulaması denenebilir.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara