Yapay zeka tedavileri nasıl etkileyecek?

Yapay zeka tedavileri nasıl etkileyecek?

Beyninizdeki damarlardan bir tanesi tıkandı ve felç geçiriyorsunuz. Eğer bu durum 5 dakikadan fazla sürerse kalıcı hasar bırakacak. Ancak üzerinizde akıllı bir sensör var. Durumu sizden önce fark etti ve ambulans daha siz bir şeyler olduğunu anlarken kapınıza geldi…

Yapay zekâ teknolojisi sadece cep telefonlarımızda, arabalarımızda, akıllı evlerde kullanılmıyor. En önemli kullanım alanlarından biri de sağlık hizmetleri.

Yapay zekâ ile sağlık verilerinin nasıl kullanılacağı son zamanların en önemli gelişmeleri arasında yer alıyor. Bu gelişmelerden en önemlisi de erken tanı sayesinde yapay zekâ ile milyonlarca hayatı kurtarabiliyor olmamız.

Sağlık alanında yapay zekânın en büyük faydayı sağlamasını beklediğimiz yerlerden biri de nörolojik hastalıklar. Çeşitli erken teşhis sağlayan cihazlar ya da bazı algoritmaları kullanılarak yapılan ölçümler sayesinde yapay teknoloji ile çok korktuğumuz Alzheimer, Parkinson, felç gibi hastalıklar erken teşhis edilebilecek ve belki de Alzheimer hastası olacak bir kişi 10 yıl öncesinden koruyucu tedaviler ile hastalıktan korunmuş olacak.

Bugün dünya genelinde yaklaşık 1 milyar insanın nörolojik hastalıklar ile mücadele ettiği tahmin ediliyor. Bu hastalıklar ile mücadele insan hayatını tehdit etmenin yanı sıra, hayat kalitesini de ciddi anlamda düşürüyor ve ülke ekonomileri için ciddi harcamalara neden oluyor.

Yapay zekânın nörolojik hastalıkları tedavi ederken 3 şekilde faydalı olması bekleniyor:

1. Daha hızlı ve daha doğru tanı

Alzheimer, hafıza kaybı ve zihinsel bazı fonksiyonların kaybına neden ilerleyici bir nörolojik hastalık. Yaşlılarda bunamanın yaklaşık yüzde 70’inden Alzheimer sorumlu tutuluyor ve yaşam koşullarından dolayı Alzheimer görülme yaşı her geçen gün düşüyor.

Alzheimer hastalığı ile ilgili ana sorunlardan biri teşhis edilmesinin oldukça zor olması. İşte bu gibi teşhisi zor ve mevcut tedavisi olmayan hastalıklarda, yapay zekâ devreye girerek fayda sağlayabilir.

Bugün kullandığımız tıbbi görüntüleme teknikleri, çıplak gözle görmesi zor veya imkânsız olan bilişsel bozulmayı tespit edebiliyor. Araştırmacılar da, Alzheimer ilerlemeden önce beyinde meydana gelen değişiklikleri tıbbi görüntüleme teknikleriyle tespit eden bir algoritma geliştiriyorlar. Böylece makineler belli hesaplamalar yaparak gelecek on yıl içerisinde Alzheimer olacak bir hastayı tespit edebiliyor. Bu gibi teknolojiler hala gelişme aşamasında ama biliyoruz ki birkaç yıl içerisinde, veri toplayabildiğimiz birçok hastalık için yapay zekâyla erken tarama programları geliştirilebilecek.

Erken teşhiste yapay zekâ hem hızlı ve şu andakinden çok daha erken bir teşhis sağlar hem de yanılma payını azaltır. Çünkü yapay zekâ algoritmaları, beyinde bir anormallik gördüğünde bunun ne olabileceği konusundaki tanımlanmış belki yüzlerce farklı hastalığı saniyeler içerisinde değerlendiriyor. Özellikle birbiriyle kolayca karıştırılabilecek belirti veren birçok hastalığın olduğu nörolojik hastalıklarda bu daha da önemli.

2. İlaç keşiflerinde kolaylık

Hastalıkları teşhis ederken yapılan tahlillerde biyobelirteçlere bakılır. Kanda, idrarda ya da herhangi bir vücut sıvısında bakılan biyolojik belirteçler ilaçların geliştirilmesinde de rol oynuyor.

İlaç geliştirme çalışmalarında bazı şirketler yeni tedaviler geliştirebilmek için biyoteknoloji şirketleri ile ortaklaşa çalışıyor. Örneğin şu anda Parkinson için de böyle bir çalışma yürütülüyor. Hem Parkinson hastaları hem sağlıklı bireylerden elde edilen verilerle yeni biyobelirteçler belirleniyor. Bu belirteçler sayesinde yeni ilaçlar geliştirilmesi için çalışılıyor.

Yapay zekâ teknolojilerinin bu ilaç keşifleri sırasında sağladığı bir fayda daha var. Herhangi bir biyobelirteç keşfedilerek yeni bir tedavi ya da ilaç geliştirildiğinde ilacın piyasaya sürülerek etkinliğinin anlaşılmasına kadar geçen oldukça uzun ve masraflı bir süreç var. Ancak yapay zekâ teknolojileri ve oluşturulan algoritmalar sayesinde hastalar üzerindeki etkisi daha kolay öngörülerek gereksiz büyük bir harcamanın önüne geçebilir.

3. Nörolojik hastalıkların ana nedenlerini tespit etme ve kişiye özel tedaviler geliştirilmesi

Kişiye özel tedaviler son yıllarda tıp dünyasını meşgul eden konulardan biri. Mesela birçok kanserin tedavisinde artık kişiye özel ilaç dozları belirleniyor ve buna göre tedavi planlanıyor.

Bir hastalığa olan genetik yatkınlığı tespit edecek yapay zekâ teknolojisine sahip gelişmiş bir cihaz da kişiye özel saptamalarda bulunarak birçok insanı nörolojik hastalıklara karşı uyarabilir ve hastalıktan koruyabilir.

Giyilebilir akıllı kıyafetler, giyilebilir hareket sensörleri ile kişilerin takip edilmesi hem erken müdahaleyi sağlayabilir hem de bilim dünyasına çok ciddi bir veri sağlayabilir. Bu da hastalıkların nedeninin anlaşılması, insan vücudunun hangi hastalığa nasıl tepki verdiğinin tespit edilmesi ve kişiye özel, daha etkin tedavilerin geliştirilmesi açısından çok faydalı.

En baştaki inme örneğine dönersek inme ciddi anlamda ölüme neden olan ve kişide sakatlığa neden olan bir hastalık. Özel bir algoritma ile çalışan herhangi bir yapay zekâ cihazı ile risk taşıyan hastaların nörolojik belirtilerini takip edilebilir. Herhangi bir tehlike anında ise cihaz, daha hasta kendi durumunu fark etmeden 112 Acil sağlık hizmetinin devreye girmesini sağlayabilir ve olası bir ölümün ya da sakatlığın önüne geçilebilir.

Tabii tüm bunlar etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kişilerin özel sağlık verilerinin toplanması, saklanması endişe yaratıyor. Özel verilerin elektronik ortamda saklanması, sızma riski ya da bu özel bilgilere kişilerin isteği dışında birilerinin erişme riski tartışma konusu. Diğer tarafta çok sayıda hastanın detaylı verisinin elde edilmesi bilim dünyasında birçok hastalığın tedavisine de ışık tutabilecek bir durum. Bu tartışma devam ederken yapay zekânın birçok sağlık kuruluşunda devreye girdiğini de belirtelim.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın