Uzak gelecekte kendinizi 100 yaşında hayal edin. Sağlık durumunuz nasıl? Bugün çoğumuz böyle bir geleceği gözümüzün önüne getirdiğimizde o yaşta sağlığımızın bozulacağını, yürümekte, işlerimizi yapmakta ve bir şeyleri hatırlamakta zorlanacağımızı, güçsüz olacağımızı daha çok acı ve ağrı ile kıvranacağımızı düşünüyoruz. Böyle bir durumu yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor, gelecekten endişe ediyoruz. Hatta bazı insanlar böylesi bir sonuçtan öylesine korkuyorlar ki o yaşa gelince bu sıkıntıları yaşamak yerine daha erken ölmeyi tercih edebileceklerini dile getiriyorlar.

Siz de yaşlanmanın, bozulan sağlığın habercisi olduğunu mu düşünüyorsunuz? Öyle ise bu fikrimizi değiştirmenin zamanı geldi.

Doktorunuzun rehberliği altında genç ve sağlıklı kalmak için gerekli olan tüm yaşam tarzı değişikliklerini yapabilirsiniz. Kişiye özel sağlık haritanızı çıkarabilecek olan doktorunuza başvurmanız yeterli.

SIKÇA SORULAN SORULAR

90 yaşındasınız, doktorun odasında oturuyor ve son testinizin sonuçlarına bakıyorsunuz. Kas kitleniz iyi ve günlük egzersiz rejiminize uygun görünüyor. Kan yağlarınız ideal aralıkta ve tüm kan değerleriniz son derece iyi. Böbrek üstü bezinizin durumu stresinizin azaldığını gösteriyor. Cinsel arzunuz, zihin açıklığınız, enerji üretiminiz, vücut bağışıklığınız mükemmel. Hormonlarınız geçen yıl olduğunuzdan daha sağlıklı, mutlu ve genç olduğunuzu gösteriyor. Doktorun muayenehanesinden mükemmel hissederek ayrılıyorsunuz. Eşinizi Spor salonunda buluşacağınızı söylemek için arıyorsunuz. “90. yaş günümü kutlamak için daha iyi bir yaş düşünemiyorum.” diye içinizden geçiriyorsunuz.

İmkânsız mı dersiniz? Hiç de değil!

Toplum olarak yaşlanmayla ilgili inançlarımız değişmek zorunda. Bir doktor olarak en büyük değerim sizlere her geçen yıl daha iyi hissedebilmeniz, enerjik olmanız ve iyi olduğunuza inanmanız için bilgi sağlamak. Nüfus cüzdanınızda yaşınız ne olursa olsun her yıl enerji ve canlılık seviyenizi aynı veya daha iyi hissedebilirsiniz. Uzun bir yaşam, iyi hissetme, iyi görünme için gereken bilgileri size anlatacağım.

Beyin sağlığı merkezimizde kişinin sağlık durumunu çok çeşitli spesifik alanlarda değerlendiriyoruz; uyku, çevresel kimyasallar ve toksin atılımı, inflamasyon ve ateroskleroz, hormonlar, bağışıklık, egzersiz, beslenme, stres, enerji düzeyi ve oksidasyon, sosyal ilişki ve sindirim. Yaş ilerledikçe vücudun doğal sürecinde hormon, vitamin ve mineral eksiklikleri olur. Uyku hormonu melatonin 30’lu yaşlarla azalmaya başlıyor uyku sorunlarımız başlıyor. Çevresel kimyasallar yaşadığımız ortam elektromanyetik dalgaların sağlığımızı nasıl etkilediği çok önemli. Bu da beyin sağlığını direk ilgilendiriyor ve inflamasyonu tetikliyor. Vücutta tüm hastalıkların temeli inflamasyon ile başlıyor. Devam eden inflamasyon aterosklerozu ve kronik hastalıkları tetikliyor. Temel amaç inflamasyonla mücadele etmektir. Kliniğimizde inflamasyonu tetikleyen tüm nedenleri ayrıntılı değerlendiriyor ve hastalıkların önlenmesinde yoğun rehabilitasyon sürecini başlatıyoruz.

İlerleyen yıllarda vücudun ihtiyacı olan aminoasitler, mineraller azalıyor. Hormon dengesizlikleri yakınmaları beraberinde getiriyor; halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, mutsuzluk, uyku sorunları, cinsel isteksizlik, yaygın vücut ağrıları bizi bekliyor. Oysa tüm bunları önlemek mümkün!

  • Yorgunluk ve ağrılarla boğuşuyoruz, çünkü mide aside yaşla beraber ve sık mide koruyucu kullanmanız ile azalıyor. Azalan mide aside ile ne kadar sağlıklı beslenseniz bile yediğiniz kaliteli proteinler yeterince sindirilemiyor ve vücut yeterince enerji elde edemiyor, enerjisiz kalan vücut ağrılar ve yorgunlukla hatta unutkanlıkla size geri dönüyor.
  • Yakınmalarımız var unutuyoruz, mutsuzuz. Çünkü doğru dürüst beslenmiyoruz. Sık sık antibiyotik kullanıyoruz. Bağırsaklarımız sorun yaşıyor sindirim enzimleri yetersiz bağırsaklarımız kötü bakterilerle dolu ve bu da vücudu toksin yüklüyor. Beynimiz toksinlerin en çok depolandığı yer çünkü toksinler depolanmak için yağı seviyor. Bu da unutkanlık, mutsuzluk, halsizlik ile kendini gösteriyor.
  • Hormonlarımız azalıyor, östrojenimiz azalır testosteronumuz azalır cinsel istediğimiz yerle bir olur. Keşke gençlik yıllarıma dönsem deriz. Ama zaten bu mümkün!
  • Büyüme hormonumuz azalıyor gençlik iksirimiz elimizden alınıyor.
  • Vücudumuzda biriken toksinleri atmak zorundayız, lenf toksin atma sistemimiz ve karaciğerimiz yaşlanma sürecinde iyi korunmak zorunda. Antioksidan ihtiyacı, serbest radikallere savaş açmak tedavinin ipucunu oluşturuyor.
  • Vücudumuzun orkestra şefi tiroid hormonumuz yaşla beraber yoruluyor, destekleme ihtiyacı hissediyor. Aksi halde tembelleşen, hantallaşan, kilo veremeyen metabolizması yavaşlayan bir vücut bizi bekliyor.
  • Stres kontrolümüz yaşla birlikte yine yorulmuş oluyor, daha dingin huzurlu bir hayata geçmemizi engelliyor.
  • Enerji üretim fabrikalarımız mitokondriler artık zamana karşı yarışamıyor, o gençlik yıllarımızdaki gibi genç enerjik aktif değiliz. E ama bu böyle olmamalı, ben hala eskisi gibi zinde ve dinç aktif olmak istiyorum mu diyorsunuz. Bu tabii ki mümkün.

Uzun, sağlıklı, dolu dolu bir hayat yaşamak zor değil, kararlı olarak atmanız gereken adımları attığınızda kuvvetle muhtemel!

Sizin sağlığınız, sizin sorumluluğunuzda. Sağlığınızı iyileştirmek için şimdi harekete geçerek, uzun yıllar boyunca sağlıklı olmanın temelini atıyorsunuz.

Gerçek sağlık, vücudun sistemik düzeninin korunması temeline bağlıdır.

Günümüzün yoğun, hızlı tempolu dünyasında dengesizliğinizin olması zor olmadığı gibi, yeniden dengeyi sağlamak da zor değil.

İdeal bir sağlığa sahip olmak ve onu sürdürmek sizin ellerinizde. Ve biz bunu beyin 360 kliniğimizde size sağlıyoruz.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım