Sigara içenlerin bunama riski daha yüksek

Sigara içenlerin bunama riski daha yüksek

Alzheimer hastalığı gibi dejeneratif beyin bozukluklarının gelişmesi yıllar alır. İnsanları bunamaya yatkın hale getiren genetik profil gibi bazı faktörler değiştirilemez.

Yıllar içinde bunamanın ortaya çıkmasında riskleri azaltmaya yardımcı olacak değiştirilebilir risk faktörleri ortaya koyuldu. Önemli sayılacak değiştirilebilir bir risk faktörü de sigara içmektir. Şimdiye kadarki araştırmalar, sigara içmenin, Alzheimer hastalığı ve diğer demans türlerine yakalanma riskini artırdığını gösteriyor.

Bilimsel araştırmalar ne söylüyor?

Hem aktif içiciler hem de eski içiciler, Alzheimer hastalığı ve diğer demans türleri açısından yüksek risk altında. Kişilerde henüz unutkanlık başlamadan bile, laboratuvar çalışmalarında, sigaranın beyin değişiklikleri başlatabileceği gözlemlenmiştir.

Orta yaşta günde iki paketten fazla sigara içen kişilerin, sigara içmeyenlere kıyasla yaşlılıkta bunama gelişme riskinin iki kat daha fazla olduğu bulundu. Sigarayı bırakmış kişiler 4 yılın sonunda hiç sigara içmemiş olanlara benzer bir bunama riski taşıyordu.

Bu bulgular, sigara içmenin daha sonraki yaşamda beyin sağlığını ve hafızayı olumsuz yönde etkilediğini gösteriyor.

 Sigara içmek bunamaya nasıl yol açar?

Sigara içinde şu zararlı maddeler bulunur:

Zehirli kimyasallar

  • Formaldehit: Cesetleri mumyalamak için kullanılır.
  • Benzen: Benzinde bulunur.
  • Polonyum-210: Radyoaktif ve çok zehirli bir maddedir.
  • Vinil klorür: Tesisat ve elektrik kablolarının kaplamalarında bulunur.

Zehirli metaller

  • Krom: Çelik yapımında kullanılır.
  • Arsenik: Zirai ilaçların yapımında kullanılır.
  • Kurşun: Bir süre boya yapımında kullanılmıştı.
  • Kadmiyum: Pil yapımında kullanılır.

Zehirli gazlar

  • Karbonmonoksit: Araba egzozunda bulunur.
  • Hidrojen siyanür: Kimyasal silah yapımında kullanılır.
  • Amonyak: Evde kullanılan temizlik malzemelerinde bulunur.
  • Bütan: Çakmak gazında kullanılır.
  • Toluen: Boya incelticilerinde bulunur.

Kalplerimiz, tüm vücudumuza kan pompalamaktan ve hücrelere oksijen ile besin sağlamaktan sorumludur. Beyin, vücudun oksijen ve besin kaynağının yaklaşık yüzde 20’sini kendisi kullanır. Dolayısıyla beynin oksijen açısından zengin bir kan kaynağı almasını engelleyen herhangi bir faktör, beyin hücrelerinin hayatta kalmak, gelişmek ve hasara direnmek için ihtiyaç duydukları besinleri almasını engeller. Sigara dumanını solumak, oksidatif stresle de oldukça bağlantılıdır.

Oksidatif stres, hücrelerimizdeki toksik moleküller ile onları uzaklaştırmamız gereken antioksidanlar arasındaki bir dengesizliktir. Bu dengesizlik vücudumuzdaki hücrelere zarar verir. Araştırmalar, oksidatif stresin kendisinin demansın başlangıcıyla bağlantılı olduğunu bulmuştur.

Sigara dumanı içindeki birçok toksin, özellikle de dumanında bulunan formaldehit, beyin hücrelerinin ince yağ zarlarına hasar verir, işlev kaybına sebep olur ve ölmelerine yol açar. Sigara dumanı, nikotin ve karbonmonoksitin yanı sıra toksik bir metal olan kadmiyum da dahil olmak üzere sayısız toksin içerir; bu da özellikle atardamar duvarları kaplayan hassas endotel hücrelerine zarar verir. Bu hücreler kan damarlarının sağlığını korumada ve kan akışı ile basıncını kontrol altında tutmada kritik bir öneme sahiptir.

Hasar görmüş endotel hücreleri, kolesterol yüklü iltihap plaklarının oluşumu için tetiklenir. Plakların içinde ve etrafında sigaraya bağlı oluşan iltihaplanmalar, şişmeye yol açarak atardamarları tıkayabilir ve plakların yapışkanlığını arttırabilir. Bu da olası pıhtılaşmalara yol açarak, aniden kan akışını durdurur ve beyinde hücre ölümlerine sebep olur.

Sigara, aynı zamanda atardamar duvarlarını oluşturan düz kas hücrelerinin aşırı büyümesini teşvik ederek atardamarların kalınlaşmasına ve sertleşmesine yol açar. Kan akışını engelleyen pıhtılaşma ve daralan damarlar, beyni oksijensiz ve besinsiz bırakır.

Sigara içmeyi şu an bırakmanız bir fark yaratacak mı?

Sigarayı bırakmak için asla çok geç değil! Araştırmalar, bunu ne kadar erken yaparsanız faydaların o kadar büyük olduğunu ortaya koydu. İngiliz bilim insanlarının 50 yıllık bir araştırması, sırasıyla 60, 50, 40 veya 30 yaşında sigarayı bırakan kişilerin, 3, 6, 9 veya 10 yıllık yaşam beklentisi kazandıklarını buldu.

Sigarayı bırakacaklar için stratejiler

Sigarayı bırakmak için birçok etkili yaklaşım vardır: Psikoterapi, sigarayı bırakma destek hizmetleri, arzulamayı azaltmaya yönelik ilaçlar ve pastil, sakız, yama, burun spreyi veya inhaler yoluyla nikotin replasmanı.

Sigarayı bırakırken şu stratejileri de uygulayabilirsiniz:

  • Sigarayı içmeyi neden sevdiğiniz ve neden içmemeniz gerektiği ile ilgili bir liste yapın. Sigarayı bırakmak için bir tarih belirleyin ve kendinizi o ana kadar hazırlayın. Yanınızda sigara paketi yerine yalnızca iki veya üç adet sigara taşıyın. Sigaraya vereceğiniz parayı, her gün görebileceğiniz büyük bir cam kavanoza koyun. Bunların hepsi size motivasyon sağlayacaktır.
  • Sürekli yanınızda taşıyabileceğiniz sağlıklı bir atıştırmalık yiyecek bulundurun. Kuruyemiş, şekersiz lolipop, sakız, havuç veya kereviz sapı işe yarayabilir. Her sigara içmek istediğinizde, bir fincan bitki çayı da içebilirsiniz. Özellikle tarçınlı çay, nikotin isteğini azaltır.
  • Bazı çalışmalarda yabani yeşil yulaf özütünün, günde dört kez 1 ml alındığında nikotin bağımlılığının yerini alarak tütün kullanımını bırakmaya yardımcı olduğu gösterildi. Ayrıca, devedikeni içeriğinde bulunan silimarinin kimyasal stres ve iltihapla mücadele etme yetenekleri sayesinde sigaranın zararlı etkilerini azalttığı bulundu.
  • Alternatif bir tedavi olarak sigarayı bırakmada akupunktur yöntemini de deneyebilirsiniz.

Randevu Alın

    Formu doldurun, sizi arayalım

    Bu gönderiyi paylaş

    Randevu Al Hemen Ara
    WhatsApp'tan bize yazın